İçeriğe geç

adayan kişi, karış kelimesini kullanmıştır ama kimin karışı olduğunu söylememiştir. Kelimenin herhangi bir kayıt koymadan mutlak olarak kullanılması, onun herhangi bir insan karışı olabileceği mânâsına gelir. Dolayısıyla bu bir çocuk karışı da olabilir. Böylece zor durumda kalan ve çare bulamayan bir Müslümana, dinî bir kuralı uygulamada kolaylık sağlanmış olur.Bu muamele, başka değil sadece meşru neticeye meşru yollarla ulaşmanın farklı bir yoludur. İçinde aldatma ve yalanın olmadığı ama aynı zamanda maksadın yerine gelmesine yardımcı olan bir çözümdür. Hazreti Yusuf’un bu uygulaması da bu türden hile-i şeriyelerin meşruiyeti için kullanılan bir örnek olarak kabul edilmiştir. Malum olduğu üzere geçmiş peygamberlerin şeriatlarındaki uygulamalar, eğer Kur’ân ve Sünnet tarafından reddedilmemişse, bizim için de geçerlidir.

249