Hazreti Yusuf’la Beraber Zindanda İki Genç
َوَ دَخَ لَ مَعَهُ السِّ جْ نَ فَتَيَانِ قَالَ أَحَدُهُمَۤا إِنِّي أَرَانِۤي أَعْصِ رُ خَمْ رًا وَ قَال
ااْلْ ٰخَرُ إِنِّي أَرَانِۤي أَحْ مِلُ فَوْ قَ رَأْسِ ي خُبْزًا تَأْكُلُ الطَّيْرُ مِنْهُ نَبِّئْنَا بِتَأْوِ يلِهِ إِنَّا
نَرَاكَ مِنَ الْمُحْ سِ نِينَ
“Hapishaneye onunla beraber iki genç de girmişti. Onlardan biri: ‘Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm.’ Öbürü de: ‘Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve bu ekmeği kuşların gagaladığını gördüm. Ne olur, bu rüyamızın tabirini bize bildir, doğrusu biz seni ilim ve ihsan ehli olarak görüyoruz.’ dediler.”
(Yusuf sûresi, 12/36).
Hazreti Yusuf’la Beraber Zindanda İki Genç
Yusuf sûresinde iyi-kötü, kolay-zor, ümit veren ve ümitleri kıran olayların ikili ve iç içe ifade edilmesi, dikkat çeken bir anlatım özelliğidir. Bir tarafta iffet ve sadakat abidesi Hazreti Yusuf vardır, diğer tarafta nefsine yenik düşen Zeliha. Yine bu âyette Hazreti Yusuf’la aynı zamanlı olarak iki gencin daha hapse girdiğini görüyoruz. Bu iki gençten biri gerçekten gördüğü rüyayı anlatarak doğruyu temsil ediyor. Diğeri ise –bir rivayete göre– bir rüya uydurarak yalancılar sınıfına dâhil oluyor. Neticede birincisi iyi bir konuma geliyor, ikincisi idam ediliyor.104 Bir yanda putperest insanlar, diğer yanda etrafındakilere tevhid dersi veren Hazreti