İçeriğe geç
37. Bölüm

Köle Pazarında Bir Çocuk Güzeli

ٌوَ جَۤاءَتْ سَ يَّارَةٌ فَأَرْسَ لُوا وَ ارِدَهُ مْ فَأَدْلٰى دَلْوَ هُ قَالَ يَا بُشْ رٰ ى هٰذَا غُاَلَ موَ أَسَ رُّوهُ بِضَ اعَةً وَ اهللُ عَلِيمٌ بِمَا يَعْمَلُونَ ۝ وَ شَ رَوْ هُ بِثَمَنٍ بَخْ سٍ دَرَاهِمَ
مَعْدُ ودَةٍ وَ كَانُوا فِيهِ مِنَ الزَّاهِدِ ينَ

(“Gelelim Yusuf’a) Öteden bir kafile gelmiş, sucularını kuyuya göndermişlerdi. Saka vardı, kovasını sarkıttı. ‘Müjde! Bir çocuk buldum!’ dedi. Kafiledekiler, ticaret malı olarak satmak niyetiyle onu gizlediler. Ama Allah Teâlâ, onların ne yapacaklarını pek iyi biliyordu! Nihayet Mısır’a varınca, onu çok ucuza, birkaç dirheme sattılar. Zaten onlar bu konuda oldukça müstağni davranmışlardı.”

(Yusuf sûresi, 12/19-20).

Köle Pazarında Bir Çocuk Güzeli

Çöl ortamında kuyuya atılan bir çocuğun oradan sağ çıkması mümkün değildir. Fakat Yusuf (aleyhisselâm), Allah’ın izni ve yardımıyla bir kervan sayesinde oradan çıktı. Onu kuyudan çıkarıp satanlar, tüccar kafilesiydi. Bu yüzden Hazreti Yusuf’u bulur bulmaz ilk akıllarına gelen şey, onu bir ticaret malı olarak satmak oldu. “Çok güzel bir çocuk, onu evlat edinelim.” demek akıllarına gelmedi. Tüccar oldukları için hemen kaç para edeceğini düşündüler, sonra da götürüp köle pazarında az bir paraya sattılar. Neyi kaçırdıklarının farkında değillerdi.Kuyuya atıldıktan sonra oradan çıkarılması Hazreti Yusuf için sürpriz bir nimet oldu. Çünkü zahirî sebeplerin tükendiği

107