Sûrenin Sebeb-i Nüzulü
ken bile Allah’a kavuşmayı arzulamaya kadar pek çok konu zikredilmektedir. Bu kadar farklı konunun on iki sayfalık kıssa içinde ve akıcı bir şekilde ele alınması, elbette mu’cizü’l-beyan olan Kur’ân-ı Kerim’e ait bir hususiyettir. Sûrede en çok göze çarpan icaz yönlerinden biri, ‘icaz-ı hazf’tir.12 Sûre boyunca bu sanat o kadar çok kullanılmıştır ki tek başına bir konu olarak ele alınıp araştırılsa değer. İcazlarla yapılan geçişler o kadar yerinde ve güzeldir ki sûrenin özellikle bu yönü senarist ve romancılarca mutlaka değerlendirilmelidir. Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) ismi, bu sûrenin dışında Kur’ân’da iki yerde daha geçer. En’am sûresinde diğer bazı peygamberlerle beraber onun ismi de zikredilir.13 Mümin sûresinde ise, sûreye adını veren “Mümin-i Âl-i Firavun”un (Firavun ailesinden çıkan mümin) konuşmaları içinde, sadece bir parantez içi mahiyetinde Hazreti Yusuf’a temas edilir ve “Daha önce Yusuf da size açık açık delillerle gelmiş, siz onun getirdiği gerçek hakkında da şüphe edip durmuştunuz.”14 denilir.
Sûrenin Sebeb-i Nüzulü15
Kaynaklarda sûrenin nüzul (iniş) sebebine dair üç rivayet vardır:
12İcaz-ı hazf: Az sözle çok mânâ ifade etmek demek olan icazın bir çeşididir. Anlatım esnasında, mânâyı bozmayacak şekilde bazı kelime veya cümlelerin atlanması demektir. Bu sanat, aklın anlatılan konuyu boşluk yaşamadan kavrayabileceği yerlerde sözü uzatmamak için kullanılır. Özellikle Yusuf sûresinde çok kullanılmıştır.
13Bkz.: En’am sûresi, 6/84; Mü’min sûresi, 40/34.
14Mü’min sûresi, 40/34
15Bazı âyet ve sûreler, zahiren bazı olay, soru ve durumlar üzerine, onların akabinde inmiştir. Sebeb-i nüzul (ya da çoğul sigasıyla esbâb-ı nüzûl) tabiri, düz bir tercümeyle “iniş sebebi” demektir ve sûrelerin inmesine sebep olan bu olay, soru ve durumları açıklar. Yalnız buradaki sebep kelimesi, Türkçede kullandığımız mânâda nedensellik ifade etmez. İniş vakti, iniş münasebeti mânâsınadır. Yani sûrenin hangi münasebetle, hangi olay üzerine indiğini anlatır. Bununla beraber, meseleye esbab-ı nüzul yerine iktiran tabiri ile yaklaşmak daha uygundur. (Esbab-ı nüzul ve iktiran konusunda bkz. Fethullah Gülen, Fasıldan Fasıla-2, Esbab-ı Nüzul Hakkında Kısa Bir Değerlendirme).