İçeriğe geç
31. Bölüm

İmtihanlar Silsilesinin Başı: Kuyuya Atılmak

بن أله لب ولخز فطل ا لخايزون
سبيت صرت سيب ليسي سات ليسي اي اي عو يد فلمًا ذَهَبوا به وَأَجْمَعُوا أن يَجْعَلوهُ في غَيَابَة الج وَأَوْحَينًا لبه لتتبنتهم أ هئ هًا دَهه لا تَشْعا ون
ِبَِأَْمِْرِِهِْمْ ٰهَٰذَا َوَ ُهُْمْ اَاَلا َيَْشْ ُعُُرُوَنَ

Onlar: “Vallahi, biz böylesine güçlü bir grup iken onu kurt kapar da yerse, yazıklar olsun bize!” dediler.“Kardeşleri onu babalarından alıp götürdükleri ve hep birlikte kuyunun dibine atmaya azmettikleri zaman Biz de Yusuf’a şöyle vahyettik: ‘Zamanı gelecek, onların hiç hatırlarına gelmediği ve seni hiç tanımadıkları bir sırada, kendilerine yaptıkları bu işi hatırlatacaksın.’”

(Yusuf sûresi, 12/14-15).

İmtihanlar Silsilesinin Başı: Kuyuya Atılmak

Kuyuya atılmakla Yusuf (aleyhisselâm) için peş peşe imtihanların yaşanacağı uzun ve çileli bir süreç başlamış oldu. Öyle ki âdeta imtihanların biri bitecek diğeri başlayacaktır. Mısır’da ailesini yanına alıncaya kadar da bu imtihanlar bitmek bilmeyecektir. Fakat hemen belirtmek gerekir ki bu imtihanların her birinin akabinde inşiraha vesile olan güzel olaylar vardır. Hâdiselerin varıp çıkmaza girdiği anlarda Allah, o yüce nebiye hep bir çıkış kapısı lütfetmiştir. Dolayısıyla bu süreç, imtihanlar ve çıkış yolları şeklinde ilerlemiştir. Gayâbe, bir şeyin görülmeyen, bilinmeyen dip kısmı demektir. Cübb kelimesi ise sarnıç, geniş ve derin kuyu mânâlarına gelir. Dolayısıyla gayâbetü’l-cüb, kuyunun derin, karanlık, bilinmeyen kısmı anlamındadır. ‘Cübb’ kelimesi burada iç musiki açısından, suya düşme sesini de verir. Türkçede de “Cup

93