İçeriğe geç
16. Bölüm

Temkinli Hareket ve Mutlu Son

Diğer yandan, Cenab-ı Hakk’ın Efendimiz’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) daha önce bilmediği bir kıssayı anlatması, Kur’ân’ın Allah kelâmı olduğunun delillerindendir. Çünkü o dönemde herkes bilmektedir ki bir kıssaya ulaşmanın yolu ya mukaddes kitaplar ya da sözlü kültürdür. Efendimiz’in ümmiliğinden dolayı mukaddes kitapları okumuş olması mümkün değildir. Sözlü kültürde de kıssa bu hâliyle yer almamaktadır. Buna rağmen Efendimiz, hiç tereddüt etmeden kıssayı baştan sona okumuştur. Bu ise ancak Allah’tan gelen vahiyle mümkündür. Dolayısıyla kıssanın hem kaynağında hem de üslubunda ilahilik açıkça kendini göstermektedir.

Temkinli Hareket ve Mutlu Son

Yusuf sûresinde Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) hayatı anlatılır ve güzel bir sonla noktalanır. Bu hâliyle bizde mutlu sonla biten bir film etkisi bırakır. Nitekim bu kıssanın da filmini yaptılar. Orada da görüldüğü gibi, o dönemde inananlar sadece üç beş insandan ibaret değildi. Gençlerden gizli gizli inananlar vardı. Fakat ağır basan putperestlik karşısında inançlarını ilan edemiyorlardı. Bu durum Hazreti Musa’nın çağdaşı Firavun zamanında da söz konusuydu. O dönemde de imanını gizleyen insanlar vardı. Bunlar zulüm ortamında inançlarını açıklayamıyorlardı. Bunun istisnası, Firavun’un ailesinden olan, Kur’ân’da ismi verilmeden konuşmaları nakledilen mümin zat idi. O, Hazreti Musa ile Firavun arasında tarafını açıklamış, tavrını ortaya koymuş, gürül gürül konuşuyordu. Fakat halka yaptığı tavsiyelerden de anlaşıldığı üzere, genel olarak zulmedenleri tahrik etmeyecek, ayrı cepheler oluşturmayacak şekilde hareket ediyordu. Yusuf aleyhisselâm döneminde öyle bir zulüm yoktu ama o da hususi durumundan dolayı temkinli hareket ediyordu. Zira Yusuf (aleyhisselâm) her ne kadar Mısır’a çok hizmet eden bir

51