Mısır’a Davet
nöronlarının harekete geçtiğini duyarcasına dua etmelidir.164 Böyle olduğu takdirde Allah’ın izniyle en onulmaz hastalıklar bile şifa bulur. Bazen olur ki ibadetlere, yapılan hizmetlere mâni durumlar olur, tam konsantre ile dua edilir, Allah hemen onları bertaraf eder. Tıbben ya da fiziken izahı mümkün olmasa da bunlar birer vakadır ve bugüne kadar kim bilir kaç defa yaşanmıştır. Neden olmasın ki! Nitekim insanın bedeniyle ruhu arasında sıkı bir irtibat vardır. Ruha ait bir sıkıntı bedene vurabildiği gibi bedendeki arızalar da ruha tesir eder. Bugün sıkıntı, stres ve anguazların insanın fizikî yapısı üzerinde meydana getirdiği arıza ve hastalıklar inkâr edilemez. Öyleyse meseleyi ruh beden beraberliği içinde değerlendirmek gerekir. Hazreti Yakub’un (aleyhisselâm) şifa bulmasını da belki ruh beden etkileşimi içerisinde değerlendirmek mümkündür. Fakat burada olağanüstü bir olaydan bahsediliyor. Bir gömlek vesilesiyle, daha önce kapanmış bir göz açılıyor. Bunun tıbbî açıdan sebeplerle izahı çok zor görünüyor. Beden ve ruhun irtibatı açısından da mesele yoruma açık duruyor. Fahreddin Razî’nin, gömleğin gelmesiyle Hazreti Yakub’un (aleyhisselâm) inşirah duyması ve bu inşirah sayesinde gözlerinin açılması şeklinde yaptığı izahlar165 da zorlamalı bir yorum gibi görünüyor. O yüzden, mucize deyip meselenin oluş şeklini Allah’a havale etmek gerekir. Fakat işin keyfiyetini Allah’a havale etmek, giyilmiş gömlek ile görmeyen gözün açılması arasındaki irtibatı araştırmaya, bu konuda yeni bir şeyler ortaya çıkarmaya çalışmaya mâni değildir. Burada dikkat çeken husus, mucizenin oluş keyfiyetini ısrarla maddî bir kısım şeylerle izah etmeye kalkmamak, zorlama yorumlara girmemektir. Bu, Allah’ın kudret tecellisiyle meydana gelmiş bir mucizedir. Hazreti Yusuf, Allah’tan gelen bir vahiyle gömleği babasına göndermiş, Hazreti Yakub’un gözleri de