Yusuf Sûresi
edebî üslup özellikleri ile olunca muhatap, kendisini okuyucu değil, mahir bir sinematografik tekniğinin cazibesine kapılmış bir seyirciye dönüşmüş bulur. Kıssanın hayatın her yönüne yeni mesajlar sunması itibariyle, Fethullah Gülen hocamızın da temas ettiği gibi, onu okuyan hemen herkes onda kendisine ait bir şeyler bulur. Hele Mustafa İsmail gibi Kur’ân’daki müzikalite özelliğini duyuran bir hafızın kıraatinden işitilirse bu özellik daha etkileyici olur. Kitapta diğer semavî kitapların mevcut nüshalarının değişikliğe maruz kalmaları sebebiyle bazı kıssaları gerçeğe uymayan bir şekilde bildirdiklerine, örnek verilmeksizin dikkat çekilir. Mesela Hazreti Yusuf kıssasında Mevcut Tevrat ile farkları bildirmek iyi olurdu (Bunlardan bir kısmı için bkz.: Suat Yıldırım, Kur’ân-ı Hakîm ve Açıklamalı Meali, Yusuf sûresi, 28-29. âyetler). Yusuf’u evden oyun için götürme ve kervancılara satma konusu (Tekvin, 37: 1-36). Tevrat Hazreti Yusuf’un, Bakan’ın karısının beraber olma ısrarını reddetme olayını Kur’ân’dan oldukça farklı bir şekilde bildirir (Tekvin, 39: 11-20). Talmut, vezirin mahkemede dava açtığını yazar ki Kur’ân’da bu yer almaz. Hapishaneye giren iki gencin kıssası, Tekvin’de farklı ve uzunca anlatılır (39: 5-23). Tekvin, Firavun’un o zaman otuz yaşında olan Yusuf’u evlendirmesini, daha sonra iki oğlunun dünyaya geldiğini anlatır (Tekvin, 41: 45-46, 50-51). Hazreti Yusuf’un buğday için gelen kardeşlerini casuslukla itham ettiğini bildirir (Tekvin 42: 9-14). Tekvin 43 ila 48. bölümlerinde uzun uzadıya Hazreti Yakub’un (aleyhisselâm) hanedanının Mısır’a gelip Firavun ile görüşmelerini anlatır. Bu farklara dikkat çekilse, Kur’ân’ın Yusuf kıssasını Ehl-i Kitap’tan naklettiği şeklindeki oryantalist iddiasının asılsız olduğu gösterilmiş olurdu. Muhtemelen müellifimiz tasrihe gerek olmayan bir gerçek olduğu mülahazası ile bunu yapmamıştır.Müellifimiz, Cenab-ı Allah’ın Tevrat’ı İbranice, İncil’i Aramice, Kur’ân’ı da Arapça indirerek, her kavmin kendi di-