İçeriğe geç
89. Bölüm

Hazreti Yusuf’un Kardeşleri Üçüncü Kez Mısır’da

ٍفَلَمَّا دَخَلُوا عَلَيْهِ قَالُوا يَۤا أَيُّهَا الْعَزِيزُ مَسَّ نَا وَ أَهْلَنَا الضُّ رُّ وَ جِ ئْنَا بِبِضَ اعَة
مُزْ جَاةٍ فَأَوْ فِ لَنَا الْكَيْلَ وَ تَصَ دَّ قْ عَلَيْنَۤا إِنَّ اهللَ يَجْ زِي الْمُتَصَ دِّقِينَ

“Onlar Mısır’a varıp Yusuf’un huzuruna girerek ‘Aziz vezir!’ dediler, ‘Kıtlıktan dolayı biz ve ailemiz darlığa düştük. Bu sefer değeri düşük çok az bir sermayeyle geldik. Bize tahsisatımızı tam ölçek verseniz; üstüne biraz da sadakanız olsun! Şüphesiz ki Allah tasadduk edenlerin karşılığını fazlasıyla verir.’”

(Yusuf sûresi, 12/88).

Hazreti Yusuf’un Kardeşleri Üçüncü Kez Mısır’da

Babalarının talimatı üzerine Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) kardeşleri gelip onun huzuruna çıktılar. O kadar perişan durumdaydılar ki itizarda bulunacak, özür beyan edecek hâle gelmişlerdi. “Ey Aziz!” diye hitap ederek konuşmaya başladılar. Aziz, kelime anlamı itibariyle “yegâne galip, yüce, üstün” demektir. Hazreti Yusuf’u tanımadıkları hâlde böyle diyorlardı. Demek ki onun herkese kucak açması, fevkalade yardımsever olması onlarda böyle bir hitap ihtiyacı doğurdu. Ayrıca o dönemde, melik neredeyse unutulmuş, artık Hazreti Yusuf konuşulur olmuştu. Çünkü icranın başında bizzat o vardı. Planları o yapıyor, o uyguluyor, denetimi de kendisi yapıyor ve yaptırıyordu. Âdeta tek güç hâline gelmişti. Fakat bütün gücünü, konumunu şahsı için değil, tevhid inancının duyulması, hak ve adalet düşüncesinin gerçekleşmesi ve refahın yayılması yolunda kullanıyordu.

279