Hapishane, Medrese Oluyor
mizi emir buyurmuştur. İşte kadimden beri devam edegelen dosdoğru din budur! Fakat insanların çoğu bunu bilmez.’”
(Yusuf sûresi, 12/37-40).
Hapishane, Medrese Oluyor
Bu âyetlerde irşat konusunda önemli bir husus nazara veriliyor. Şöyle ki; herhangi bir insanın sorusuna cevap verilirken ya da bir konu anlatılırken sözü hep sohbet-i canana getirmek, konuyu daima Allah’a bağlamak irşat ehlinin dikkat etmesi gereken ehemmiyetli bir düsturdur. Yukarıda serlevha yapılan âyette hapis arkadaşları Yusuf’a (aleyhisselâm) rüya yorumu soruyorlar. O ise hep iman hakikatlerini anlatabilme imkânlarını arayan bir vazife insanı olarak bu fırsatı değerlendiriyor. Rüya yorumu konusunda ehil biri olarak onlara cevap vermeden önce onlara tevhidi ve nübüvveti anlatıyor. Bunları anlatmadan cevaba geçmiyor. Bu, tebliğ ve irşat erleri için önemli bir konudur. Yaratılış gayemizin bir yönü Allah’ı tanımaksa, ikinci yönü O’nu başkasına tanıtmaktır. Bu açıdan size bir şey sorulduğunda veya siz bir şeyi görüşmek istediğinizde ilk konuşacağınız şeyler sizin öncelik verdiğiniz konular olmalıdır. Bazen sorulan soruyla sizin anlatmak istediğiniz esas mesele arasında doğrudan bir alâka olmayabilir. Bazen anlatmak istediğiniz konuya hemen başlayamayabilirsiniz. Fakat âyetlerde görüldüğü gibi, bir yolunu ve münasebetini bulup esas konulara geçebilmenin yolları aranmalıdır. Hazreti Yusuf’a (aleyhisselâm) rüya tabiri soruyorlar, o ise tevhidden bahsediyor. Onlar sordukları sorunun cevabını alma arzu ve iştiyakı içindeler. Can kulağıyla dinlemek üzere Hazreti Yusuf’a yönelmiş bekliyorlar ve biliyorlar ki yemek