Hazreti Yusuf’un İç-Dış Güzelliği
mânâsına gelmez. Zulüm kelimesinde olduğu gibi bu kelimenin de mânâ dereceleri vardır. Yolunu kaybetmekten itikadî olarak yoldan çıkmaya, bir şeyi tam bilememekten biraz yanlış düşünmeye ve yanılmaya kadar çeşitli anlamlar ihtiva eder. Hazreti Yakub’un (aleyhisselâm) çocukları, babalarının peygamber olduğunu biliyorlardı. Bunu hesaba katarak düşünecek olursak, dalâl kelimesinin en hafif mânâsını kasdettiklerini söyleyebiliriz. Yani onlar, “Babamız yanılgı içinde.” veya “Babamız yanılıyor.” demek istemişlerdir.
Hazreti Yusuf’un İç-Dış Güzelliği
Kardeşlerinin Hazreti Yusuf’u kıskanmalarının en önemli sebebi, Hazreti Yakub’un ona karşı ayrı bir teveccühte bulunmasıydı. Bunu da “Babamız onu bizden daha çok seviyor.” cümlesiyle açıkça ifade ediyorlardı. Ne var ki onlar henüz bu teveccühün perde arkasını, sebep ve sırlarını anlayacak durumda değillerdi. Hazreti Yusuf, Türkçemizde kullandığımız ifadeyle, tam bir erkek güzeliydi. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) beyanıyla yeryüzündeki güzelliğin üçte ikisi ona verilmişti.51Fakat onun güzelliği sadece fizikî mânâda bir güzellik değildi; ahlakî güzelliği, maddî güzelliğini aşkındı. O ahlakıyla da çok güzeldi, konuşmasında çok müessirdi, muhakemelerinde çok ileriydi. Allah’ın maddî-manevî güzellik abidesi olarak yarattığı nadide bir şahsiyetti. Hazreti Yakup ondaki cevheri görmüş, onun ileride peygamberlikle serfiraz olacağı, dedesi Hazreti İbrahim ve babası Hazreti İshak’tan sonra kendisine intikal eden peygamberlik silsilesinin bir sonraki halkasının o olacağı kendisine bildiril-
Dipnotlar
- Bkz.: el-Hâkim, el-Müstedrek, 2/625.