İçeriğe geç
68. Bölüm

‘Ahiret Yurdu Daha Hayırlıdır’

َوَ أَلَ َجْ رُ ااْلْ ٰخِ رَةِ خَيْرٌ لِلَّذِينَ اٰمَنُوا وَ كَانُوا يَتَّقُون

“Ahiret mükâfatı ise iman edip takva yörüngesinde hayat sürdürenler için elbette daha hayırlıdır.”

(Yusuf sûresi, 12/57)

‘Ahiret Yurdu Daha Hayırlıdır’

Bir önceki âyette dünya nimet ve imkânlarından bahsedildikten sonra bu âyette ahiretteki güzellikler nazara verilerek, dikkatler o ebet yurduna çekiliyor. Sonsuz bir hayata karşı aşk ve şevk uyandırılıyor. Yusuf (aleyhisselâm), köle olarak geldiği Mısır’da yerleşmiş ve geniş yetkiler elde etmişti. İhsan şuuru ile dopdolu yaşamış, insanlar arasında iyiliği yayıp onlara elindeki imkânlardan bol bol ihsan etmişti. Allah da onun bu ihsan şuuruna, iyilik yolunda gösterdiği bu halis gayrete ekstra bir kısım ihsanlarla karşılık vermiş ve ona büyük imkânlar bahşetmişti. İşte dünyanın her yönüyle yüzüne güldüğü bir zamanda bu âyetle ahiret nazara veriliyor ve âdeta deniliyor ki: “Sana verilen bu geniş imkân, konfor ve yetkilere takılıp kalma! İman edip takva peşinde koşanlar, Cenab-ı Hakk’ın himayesine sığınanlar, her türlü tehlikeden ve kötü akıbetten korunmayı O’nunla beraber olmada görenler için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Elde ettiğin imkânlar çok güzel. Senin ihsanın da çok güzel. Fakat bu güzellerden daha güzel bir şey var; o da ahirete ait güzelliklerdir.”

210