İçeriğe geç
62. Bölüm

Kralın Yanında Bir Peygamber

ََوَ َقَاَلَ اْلَْمَِلُِكُ اْئُْتُوِنِي ِبِهِ َأَْسْ َتَْخْ ِلِْصْ ُهُ ِلَِنَْفِْسِ ي َفََلََّمَا َكََّلََمَُهُ َقاَلَ ِإَِّنََكَ اْلَْيَْوْ َم
َلَدَ ْيَْنَا َمَِكِيٌنٌ َأَِمِيٌنٌ

“Kral: ‘Onu bana getirin, yakınıma alıp has adamım yapayım!’ dedi. Sonra onunla konuşunca: ‘Sen artık nezdimizde sağlam konum sahibi, emin birisin!’ dedi!”

(Yusuf sûresi, 12/54).

Kralın Yanında Bir Peygamber

Kral, Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) yorumunu dinlediktensonra, henüz onu görmediği hâlde yanına almak ve has adamı yapmak istedi. Daha sonra onunla yüz yüze konuştu. Onunkendinden emin ve temkinli hâlini görünce ne denli yüksek birkaraktere sahip olduğunu anladı. Demek ki kral insan kalitesinden anlayan, kadirşinas, firasetli biriydi. Hazreti Yusuf’a özeldanışmanlık makamı verdi. Bir kimseyi tecrübe edip tanımadanözel danışman olarak tayin etmek normal şartlarda çok makuldeğildir. Bu, ayrı bir firaset ister. Nitekim kral, Hazreti Yusuf’u(aleyhisselâm) tanıdıkça teklifinin ne kadar yerinde olduğunu,kararında ne derece isabet ettiğini görecektir.Kralın“Onu yakınıma alıp has adamım yapayım!”diyemeal verdiğimizَأَْسْ َتَْخْ ِلِْصْ ُهُ ِلَِنَْفِْسِ يifadesinden, Hazreti Yusuf’utamamen kendine tahsis ettiğini, ondan sadece kendisiyle istişare etmesini, kendisine fikir vermesini, başkalarıyla görüşmemesini istediğini çıkarmak mümkündür. Çünkü firasetiylekeşfettiği bu kaliteli insanın, saraydaki vezirlerin ya da ülkede

193