İçeriğe geç
28. Bölüm

Şeytanın Oyunu

Yusuf’un gelecekte büyük bir misyon eda etmesini bekliyor-

du. Altıncı âyettekiَيَجْ تَبِيكَ رَبُّكRabbin seni seçecek...”ifa-

desinden de bunu anlıyoruz. Nitekim“seçti”mânâsına gelenاِجْ تَبَىkelimesi, Kur’ân’da genellikle peygamberler için kulla-

nılmıştır.58 Yani Hazreti Yakup kendisine vahyen bildirilmesiy-

le yahut peygamberlik firasetiyle Hazreti Yusuf’un kendisin-

den sonraki nübüvvet halkası, yani Hazreti İbrahim’in dinini

temsil edecek bir sonraki devrin peygamberi olarak Allah ta-

rafından seçileceğini biliyordu. Belki o zamanlar Sudan’ı da

içine alan bütün bir Mısır coğrafyasının onunla aydınlana-

cağını düşünüyordu. Düşünüyor ve onun üzerine titriyordu.

Neticede bu beklentisinde de yüzde yüz isabet etmişti.

Şeytanın Oyunu

Âyette geçen “Ondan sonra tevbe eder salih kimseler olu-

ruz.” ifadesi, şeytanın, Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) kıskanç kardeşlerine fısıldadığı bir vesvesedir. Şeytan, yaptıkları kötü planı onlara güzel gösteriyor ve kötü emellerini gerçekleştirdikten sonraki durumları hakkında onların içini rahatlatıyordu. “Nasıl olsa tevbe edersiniz ve iyi insanlar olarak yaşamaya devam edersiniz.” diyordu. Bu, şeytanın insanı en çok kandırdığı noktalardan birisidir. O, bir taraftan günahı süsleyip insanı ona doğru tahrik ederken diğer taraftan da günah sonrası için söz konusu olabilecek vicdan azabını kendince izale etme çabasına girer. Bu konuda sağdan yaklaşabileceği en kuvvetli argümanlardan biri “Nasıl olsa tevbe ederim.” kuruntusudur. Böylesi kuruntuların kurbanı olanlar, hayattan her türlü kâmı almak ister, keyfince yaşamaya çalışır, günah işlemekte mahzur görmezler. Ölüm ötesine ait düşünce-

84