İçeriğe geç
78. Bölüm

Kralın Kaybolan Su Kabı

َقَالُوا وَ أَقْبَلُوا عَلَيْهِمْ مَاذَا تَفْقِدُ ونَ ۝ قَالُوا نَفْقِدُ صُ وَ اعَ الْمَلِكِ وَ لِمَنْ جَۤاء
بِهِ حِ مْ لُ بَعِيرٍ وَ أَنَا بِهِ زَعِ يمٌ

“Yusuf’un kardeşleri onlara dönerek ‘Ne kaybettiniz, neyi arıyorsunuz!?’ dediler. Görevlilerden biri: ‘Kralın su kabını arıyoruz. Onu getirene bir deve yükü ödül var. Buna bizzat ben kefilim.’ dedi.

(Yusuf sûresi, 12/71-72).

Kralın Kaybolan Su Kabı

Bir önceki âyette ‘sikâye’ kelimesi geçmişti ve su kabı mânâsına geliyordu. Yüklerin içine konulan şey sikâye idi. Fakat burada “Kralın su kabını arıyoruz.” denirken ‘suvâ’ kelimesi kullanılıyor, sikâye denilmiyor. Suvâ, maşrapa gibi su içmede kullanılan bir kaptır. Buna ölçek de denebilir. Kelimeyi zihinde daha iyi canlandırmak için Anadolu köylerinde teneke kutu, kova veya daha küçük bir şeyin ölçü ya da ölçek olarak kullanılmasını düşünebiliriz. Sikâye ile suvânın birbirinden farklı olduğu anlaşılıyor. Sikâye, genel olarak su kaplarını ifade eden, suvâ ise daha özel kaplar için kullanılan bir isim olabilir. Hırsızlık ithamında bulunacak ve bir topluluğu mahcup edecek şekilde konuşulduğuna göre bu su kabının sıradan, ucuz bir şey olmadığı, değerli bir eşya olduğu düşünülebilir. Burada Hazreti Yusuf’un kendi malı olmadığı hâlde neden kralın su kabını kervanın yükleri arasına koydurduğu sorusu da akla gelebilir. Muhtemelen kral onu Hazreti Yusuf’a

238