İçeriğe geç
67. Bölüm

Dünya Nimetleri Karşısında İhsan Şuuru

وَ كَذٰ لِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُ فَ فِي اأْلْ َرْضِ يَتَبَوَّ أُ مِنْهَا حَيْثُ يَشَۤاءُ نُصِ يبُ بِرَحْ مَتِنَا
مَنْ نَشَۤاءُ وَ اَاَلَ نُضِ يعُ أَجْ رَ الْمُحْ سِ نِينَ

“Böylece Biz Yusuf’a Mısır’da ‘mükne’ verdik: Yetki, imkân ve hâkimiyet verip onu orada yerleştirdik. Öyle ki dilediği yerde konaklayabilir, orayı dilediği şekilde yönetirdi. Biz lütfumuzu dilediğimiz kimselere verir ve Hakk’ı görüyor gibi kulluk yapan, istikametten ve ihsan şuurundan ayrılmayanların ecir ve sevaplarını asla zayi etmeyiz.”

(Yusuf sûresi, 12/56).

Dünya Nimetleri Karşısında İhsan Şuuru

Âyettekiمَكَّنَّاkelimesine“Mükne verdik.”şeklinde mealvermeyi tercih ettik. Yirmi birinci âyetin açıklamasında dabelirttiğimiz gibimükne, mekân tutma, ayağını yere sağlambasma, büyük imkân, yetki ve hâkimiyet elde etme, dilediğini yapabilme, kendine göre ortam oluşturma gibi mânâlaragelir. Söz konusu âyette aziz tarafından saraya getirildiğindeHazreti Yusuf’a (aleyhisselâm) verilen mükneden bahsedilmişti. Burada ise melikin huzurunda verilen bir mükne sözkonusudur. Birincisi, belki küçük bir yetki ve imkândı amaikincisinin hem mukaddimesi hem de habercisiydi. İkincimükne ise melikin yetkilendirmesiyle gerçekleşmiş olup dahabüyük çaplıydı. Bu, gittikçe büyüdü ve nihayet bütün Mısırve çevresini tesiri altına aldı.

207