ne insan değişmiştir ne de şeytan. Allah Resulü (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Âdem hata etti, evlatları da hata etti.”71buyurur. Yani ilk insanın taşıdığı duygularla günümüz insanının duyguları potansiyel olarak aynıdır. Sadece kişiden kişiye bu duyguların baskınlık ya da zayıflık oranı değişebilir. Dolayısıyla Kur’ân’a insan gerçeği açısından bakıp oradaki şahıs ve toplumların karakterlerini tahlil ederek günümüz için önemli mesajlar çıkarmak ve zamanımızdaki pek çok probleme çözüm yolları bulmak mümkündür. Söz konusu tefsir ancak psikologların ve psikiyatristlerin de bulunduğu uzman bir heyet tarafından yapılabilir. Mesela Zeliha’nın –Kur’ân’da bu isim geçmez– insafa ve belki de imana gelmesine vesile olan şey, Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) sûre boyunca sergilenen ince kişiliği ve sağlam karakteridir. Bu karakteri ortaya koyan açık beyanların yanında, dikkatle bakıldığında görülebilecek ipuçları da vardır. Bunlar incelendiğinde onun nasıl bir yüksek şahsiyete sahip olduğu daha baştan itibaren âyetler eşliğinde ortaya konabilir. Fakat bunu yapabilmek için derin bir psikoloji bilgi ve tecrübesine ihtiyaç vardır. Yine mesela münafıklarla alâkalı âyetleri tefsir ederken onların iç dünyalarını ortaya koymak çok önemlidir. Nasıl davranırlar, nasıl konuşurlar, yaşadıklarıyla karşılaşacakları akıbet arasındaki irtibat nedir gibi sorulara cevap aranmalı, onların iç dış yapıları detaylarıyla çizilmelidir. Bunlar yapılırken bütün ihtimaller nazara alınmalı ve bakış açısı olabildiğince geniş tutulmalıdır. Çünkü Kur’ân, Allah’ın kelâmıdır ve O’nun sonsuz ilminden gelir. Bu yüzden Kur’ân’ın kelime ve cümlelerinde pek çok mânâ tabakaları bulunur. Şimdi tekrar Hazreti Yusuf’a dönebiliriz: Kardeşleri tarafından Yusuf gadre uğruyor. Ardından ömrünün önemli bir bölümünü ailesinden, vatanından uzakta geçiriyor. Daha ço-
Dipnotlar
- Tirmizî, tefsîru sûre (7) 3; İbn Hibbân, es-Sahîh, 14/41; Ebû Ya’lâ, el-Müsned, 11/263-264, 12/8-9..