Vücut bulmuş bu harmanın savrulmasına nasıl engel olabiliriz? Bazen siz, sabahtan akşama kadar gayret eder, çalışır ve neticesinde bir ekin veya saman yığını oluşturursunuz. Fakat esen bir muhalif rüzgâr sizin ortaya koyduğunuz bütün ürünü alıp bir tarafa savuruverir. Veya maruz kaldığınız bir dolu, bütün başaklarınızı döküverir. Cenab-ı Hak, muhafaza etsin. Böyle bir akıbete maruz kalmamak için her şeyi geniş bir yelpazede ele almalı, kendi hissiyatınızın yanında başkalarının hissiyatını da doğru okuyabilmelisiniz. Yani yaptığınız işler insanlar ve topluluklar tarafından nasıl algılanır? Kabul mü edilir, tepkiye mi sebebiyet verir? Muhtemel tepkiler ne şekilde tezahür eder? Sadece haset ve kıskançlık hâlinde mi kalır yoksa fiilî bir engelleme hareketine mi dönüşür? Bu hisler oluşmadan, oluşup da harekete dönüşmeden önce bunların önünü almak için ne yapabiliriz? Çeşitli kesimlerden insanlarla nasıl diyaloğa geçebilir, onlarla ne türlü müşterek işler yapabiliriz. Sertlikleri yumuşatmak için daha neler yapabiliriz? İşte bu düşünce ve arayışların hepsini “basiret üzere” kategorisi içinde mütalaa edebilirsiniz.Hâsılı; çağın gerektirdiği akla mantığa uygun düşünüp uygun davranmak, hep meşru zeminde yürümek, alternatifli hareket etmek, yapılacak işler için önceden zemin hazırlamak, temkinli hareket edip kimseyi rahatsız etmemek, kimseyi ötekileştirmemek, hizmet için gidilen yerlerdeki insanların işe sahip çıkmalarını sağlamak için yeni usuller keşfetmek gibi pek çok mevzu, “basiret üzere” tabirinin kapsamında düşünülebilir.