İçeriğe geç

le hep beraber secdeye kapandılar. Hatta denebilir ki Hazreti Yusuf’un açtığı o emniyetli güzergâh, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) dönemine kadar uzanmıştı. Nitekim sahabe, Mısır’a kılıçların değil Kur’ân’ın gölgesinde girmişti. İnsanlar orada Kur’ân’a ve imana maddî gözlerini değil basiretlerini açtı ve büyük bir hüsn-ü kabul gösterdiler. Son olarak âyet, ilk muhataplarını kendi yaptıkları işlerden misal vererek düşünmeye sevk ediyor. O dönemdeki insanlar ticaret için kışın Yemen’e, yazın da Şam’a gidip geliyorlardı. Yol güzergahında Âd ve Semûd gibi geçmiş kavimlerin yaşadığı yerlere uğruyorlardı. Âyet onlara geçip gittikleri bu yerlerden tefekkür ederek geçmelerini, geçmişte bu yerlerde yaşamış kavimlerin izlerinden hakikat namına ders ve ibret almalarını tavsiye ediyor.

339