İçeriğe geç

arz ediyor. Öncelikle o, saray çevresinde bulunarak yönetim kadrosunu ve kast sistemine göre toplumun üst tabakasını tanımıştı. Daha sonra hapse girerek orada kast sisteminin en alt tabakasıyla tanıştı. Böylece o toplumun iki ucunu da tanımış oldu. Daha sonra önemli bir mevkiye geldiğinde de toplumun her tabakasıyla ilgilenme imkânını buldu. Cenab-ı Hakk’ın sevki ve peygamberlik firasetiyle o, böyle bütüncül bir bakış yakalamış, olayları o bakışla yorumlayabilmiş ve halkına daha geniş perspektifler sunabilmişti. Hazreti Yusuf’un bu geniş ve aynı zamanda yumuşak yaklaşımları, asırlar sonra gelecek olan Hazreti Musa’ya da zemin hazırlamıştır. Hazreti Yusuf zamanındaki toplum, katı bir yapıya sahip olup putperestliğe teslim olmuş vaziyetteydi. Reenkarnasyona inanılıyordu. Buna rağmen Hazreti Yusuf iç dış güzelliği, tedbiri ve yumuşak yaklaşımlarıyla insanların tevhid inancına ulaşmalarına ve tek Allah’a inanmalarına vesile olmuştu. Fakat inançsızların varlığı kısmen de olsa devam etmiş ve bu durum Hazreti Musa zamanına kadar sürmüştü. Bunu da bize Mümin sûresinde firavunun yakını olup imanını gizleyen mümin zatın sözleri anlatmaktadır.184 Hazreti Yusuf (aleyhisselâm), yaptığı hizmetlerle asırlar sonra gelecek olan Hazreti Musa’ya silinmez izler bırakmış, sağlam bir güzergâh hazırlamış, Hazreti Musa da o güzergahta rahat yürüme imkânı elde etmişti. Öyle olmasaydı, Hazreti Musa zamanındaki sihirbazlar, hakikati görünce hayatları pahasına bir anda Hazreti Musa’ya inanmayabilirlerdi. Tâ Hazreti Yusuf döneminden ataları vasıtasıyla akıp gelen ve kulaklarına çalınan bir inanç vardı. Asırların geçmesiyle bu inanç belki küllenmişti ama hakikat karşısında birden parlayıverdi ve sihirbazlar kalblerinde yanan iman nurunun tesiriy-

338