sinin zaafını ortaya koyan güçlü bir imtihan unsuruydu. İftar vaktinden evvel yemek gibi, zamanı gelmeden ve izin verilmeden önce bir el uzatma, imtihanı kaybettirmişti. Söz konusu zaafa karşı koyup bir kadın karşısında iffetini korumak, hele hele makam ve güzellik sahibi bir kadının teklifi karşısında nefsi dizginlemek o kadar zordur ki bu zorluğu aşıp Yusuf’ça davrananı, bir hadiste ifade edildiği gibi, Allah adil bir idareci ile aynı seviyeye çıkarır.94 Evet nefsine isyan edip iradesinin hakkını veren böyle bir kahraman bir anda, büyük işler yapmış olan sultanlarla aynı dereceye erişir. Nitekim, sahabeden bir genç böyle bir imtihanla karşı karşıya kalmıştı. Bir kadının teklifi karşısında, Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) burhan görmesine benzer şekilde âyet diline dolanmış, âyeti okurken olduğu yerde düşüp ruhunun ufkuna yürümüştü. Hazreti Ömer, mezarının başına varıp “Rabbinden korkana iki cennet vardır.” mealindeki âyeti okuyunca mezardan şu cevap gelmişti: “Ben onun iki katını buldum.”95Zamanımızda kadınla imtihan meselesi daha bir hassasiyet kazanmış durumdadır. Zira her vesileyle kadın kullanılmaya, bir meta gibi pazarlanmaya, onunla insanlar avlanmaya çalışılıyor. Kadınla hiç alâkası olmayan ürünlerin reklamlarında bile kadın kullanılıyor. Böyle bir dünyada elbette daha dikkatli ve temkinli olmak gerekiyor. Sedd-i zerâi96 açısından insan, ihtiyaç ve vazifelerinin haricinde, günahların bulunduğu ortamlara girmemeye özen göstermelidir. Özellikle günümüzde internet ortamı gerçek hayatın çok ötesinde günahlara açık bulunuyor. Halvet, karşı
Dipnotlar
- Buhârî, ezân 36, zekât 16, rikak 24, hudûd 19; Müslim, zekât 91.
- el-Beyhakî, Şuabü’l-îmân, 468/1; İbn Asâkir, Târîhu Dimaşk, 450/45.
- Sedd-i zerâi, sakıncalı sonuçlara götürmesi kesin veya kuvvetle muhtemel olduğunda mubah fiillerin yasaklanması anlamında fıkıh usulü terimidir. Tehlikeye karşı önce- den tedbir almayı ifade eder.