İçeriğe geç

mek gerekir. Şikâyet etmek şöyle dursun, bunu Allah’tan bir nimet olarak bilip razı olmak icap eder.” (s.165).Çalışmada bazen, tefsir kitaplarından nakledilip sıhhat şartlarını taşımayan nakillere de yer verilmiş olabilir. Bu, müfessirlerin kendilerini kurtarmakta zorluk çektikleri bir vakıadır. Bu konuda en titiz davrananlardan biri olan İbn Kesir bile bunlara yer verebilmiştir. Onun tefsirindeki İsrailiyat rivayetlerini toplayan, küçük bir kitap olacak kadar bir çalışma yayınlanmıştı. Yazarımız, mesela saatin Hazreti Yusuf tarafından icat edildiğine dair rivayet olduğunu söyleyip bunları nakletmeye girişmez (s. 94). Onun kuyuya atıldığı sıradaki yaşı hakkında fikir yürütse de sonunda “En doğrusunu Allah bilir.” der (s. 96). Sûrenin 53. âyetinde “Doğrusu ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç nefis daima kötülüğe sevk eder.” diyenin muhtemelen Hazreti Yusuf olabileceğini yazmakla beraber sonunu şöyle bağlar: “Tabii bunların hepsi birer tevcih ve tercih meselesidir. İşin doğrusunu en iyi Allah bilir.” (s. 190). Bu görüş, müfessirlerin ekserisi gibi müfessirimizin de kesin tercihidir.16-18. âyetlerde babalarına yalan söyleyen evlatlar vesilesi ile müfessirimizin psikolojik tefsir konusundaki teklifi dikkate değer: “Belki yirmi otuz tefsire baktım. Her birinin kendine has güzel bir yönü ya da yönleri var. Fakat bahsettiğim yönden eksik olduklarını da inkâr etmemek gerekir. (…) Söz konusu tefsir ancak psikologların ve psikiyatristlerin de bulunduğu uzman bir heyet tarafından yapılabilir.” (s. 100-101). “Kur’ân’da ismi geçen kişi ve toplumları, ırk, millet, kültür, konum ve şahsiyetleri açısından ele alıp değerlendirme henüz yapılamamıştır. Hâlbuki baştan sona Kur’ân’da çok farklı karakterler ortaya konmaktadır. Bunların günümüzün verilerinden de destek alarak ortaya çıkarılması gerekir.”(s. 100).

15