İçeriğe geç

Allah nazarında böyle bir duruşun çok büyük kıymeti vardır. Allah olgun davrananların, kötülükleri iyilikle savmaya çalışanların bu yönlerine kıymet üstü kıymet bahşeder. Ötede bu kıymetleri büyük mükâfatlarla ödüllendirir. Öyleyse insanların olumsuz davranışlarına maruz kalınca, işin hem dünyevî hem de uhrevî yönünü hesap ederek olgunlukla karşılık vermek gerekir. Böylece hem muhataplar uzaklaştırılmamış, soğutulmamış hem de Allah’ın sevdiği, razı olduğu bir özellik ortaya konarak ahirete yatırım yapılmış olur. Hazreti Yakup, evlatlarının, Hazreti Yusuf da kardeşlerinin ahiretini düşünerek, onlar adına bu yatırımı yapıyorlardı. Hazreti Yusuf’un kardeşleriyle alâkalı şu hususu da göz önünde bulundurmak gerekir: Daha önce de izah ettiğimiz üzere, Yusuf’u (aleyhisselâm) öldürme ya da kuyuya atma planları yaptıklarında muhtemelen hepsi aynı fikirde değildi. Bazı rivayetlerde en büyükleri olduğu ifade edilen kardeşin, öldürme planına itiraz edip kuyuya atma fikrini verdiğini Kur’ân’dan öğreniyoruz.141 Onun dışında da insaflı olan vardı mutlaka. Fakat onlar da cerbeze yapan, kafaları karıştıran, akılları çelen birkaç çığırtkanın tesirinde kalarak seslerini çıkaramamış, fikirlerini açıklayamamış olabilirler. Onlar öyle çığırtkanlardı ki babalarını bile açıktan suçlayabiliyorlardı. Dolayısıyla, Kur’ân’ın da verdiği bir kısım ipuçlarına binaen, kardeşlerin hepsini aynı kefeye koymamak gerekir. Ama aynı zamanda şu gerçeği de görmek icap eder: Demek ki hakkın, hakikatin, doğrunun farkında olanlar, onları tasdik edenler, yapılan kara propagandanın tesirinde kalarak sessiz kalabiliyorlar. Haklı oldukları hâlde ezilen, dışlanan, haksız yere suçlanan insanların yanında duramıyorlar. Canlarının, konumlarının, aile fertlerinin tehlikeye maruz kalmasından korkarak mazluma destek olma cesareti

253