Kur’ân ile temsil edilir. Kur’ân, Arapçanın en güzel, en açıkşekliyle inerek onun kurallarını koruyup sağlamlaştırmıştır.Kıyamete kadar da onun bozulmadan devam etmesini sağlayacaktır. Kur’ân olmasaydı Arapçanın o fasih şekli, aslî hüviyeti korunamazdı.Âyettekiَ“لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونDüşünüp anlayasınız diye…”ifadesinin anlamlarından biri şudur: Bu kıssayı size sadece birpeygamberin hayat serencamını göstermek için anlatmıyoruz. Öncelikle onun içinde şahsî, ailevî, sosyal, ekonomik vesiyasî meselelere dair pek çok fikir ve prensip vardır. İkinciolarak, hayatınız boyunca karşılaşacağınız türden pek çok iyilik ve kötülük kıssada yan yana zikredilmektedir. Bazen kirlive berrak suların yan yana akması gibi, birbirine zıt hayat yaşayan insanlar bu kıssada bir arada konu edilirler. Dünyevîmevzularla uhrevî mevzular iç içe girer. Başkaları aleyhinekötü planlar yapanlarla oturup kalkıp insanların yararını düşünenlerin serüveni beraber işlenir. Nefsine yenilip bir masuma iftira atanla iffetiyle dimdik ayakta duran beraber anlatılır. Yedi yıl bolluğa mukabil yedi yıl kıtlıktan bahsedilir.Şöhret, itibar, makam ve aile saadeti gibi maddî imkânlarınhemen arkasından Allah’a kavuşma arzusu nazara verilir. Burenkli, zengin muhtevalı ve akıcı anlatımla aslında bir insanınyaşayabileceği zıtlıklarla dolu hayat kareleri nazarlara sunulmuş olur. Böylece hayatın tek düze olmadığı, iyiyle kötünün,güzelle çirkinin, kolaylıkla zorluğun iç içe olduğu; ancak ensonunda ihsan dairesinde yaşayan, takva ve sabırla hareketedenlerin kazanacağı mesajı verilir.