İçeriğe geç

vet duyguları içinde yürümeye devam etsinler. Bu açıdan küfür, inkâr ve şirk ehlinin çeşitli hesaplar, kurgular peşinde koşup durmasının da bir önemi yoktur. Cenabı Hakk’ın öyle sürprizleri, öyle ekstra lütufları vardır ki inananlar kendilerine düşen vazifeyi yapma azim ve gayreti içinde oldukça, bu lütuflar hiç umulmadık yerlerden çıkar, gelir ve onları bulur. Bu yüzden dualarımızda, hadis-i şerifteki ifadelerle hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, insanın hayaline dahi gelmeyen ihsanlarla,187 sürpriz bir şekilde Rabbimizin bize yardım etmesini, çıkış yolları göstermesini, içimize inşirahlar salmasını, cennette olduğu gibi aklımıza hayalimize gelmeyen nimetlerle bizi sevindirmesini isteyelim. Biz bu şekilde O’ndan istemeye, dilenmeye devam edersek bir de bakmışız ki rüzgarların yönü, olayların çehresi değişmiş, küfür, şirk ve nifak ehli birbirleriyle yaka paça olmaya başlamış, çarpışma ve vuruşmaların ağında yok olup gitmişler. Nitekim âyetin sonunda, “Bizim ceza vermemiz, ezmemiz, ezip geçmemiz, mücrim kavimlerden geriye çevrilmez.” buyurularak bu hakikate dikkat çekiliyor. Öyleyse biz, bir taraftan Cenab-ı Hakk’ın, mücrimleri cezalandırdıktan sonra yeni bir dönem açacağı, farklı bir atmosferde ve yeni bir nefesle hakikatin temsiline fırsatlar vereceği konusundaki ümitlerimizi hep canlı tutmaya bakalım, diğer taraftan da irademizin hakkını verip elimizden geleni yapmaya çalışalım.

342