İçeriğe geç

yerde hiç beklenmedik şekilde Allah’ın yardımına mazhar oldu ve kervancıların eliyle ölümden kurtuldu. Devamında kuyudan çıkaranların bir iyilik yapıp onu evine teslim etmelerini bekleyebilirdi. Ancak azıcık ümidin yeşerdiği o anda başka bir imtihanla yüz yüze geldi: Pazarda köle olarak satılacaktı. Hem de ucuz bir fiyata!Zühd, rağbet göstermeme, arzu etmeme, değer vermeme, terk etme, müstağni davranma anlamlarına gelir. Dünyaya değer vermeyip onun fani yönünden yüz çeviren, dünya sevgisini kalbine koymayan, ahiret arzusuyla kendini ibadete ve-

renlere zahit denir. Bu tarife göre,َوَ كَانُوا فِيهِ مِنَ الزَّاهِدِ ينâyetini

“Onlar bu konuda (Yusuf hakkında) zahitçe hareket ettiler,

ona değer vermediler, müstağni davrandılar, onun kıymetini

bilemediler.” şeklinde anlayabiliriz. Diğer yandan burada biraz kınama ve istihza üslubu vardır. Buna göre ifade edilmek istenen mânâ şudur: Ne zahit insanlardı ki (!) Hazreti Yusuf gibi güzel bir insana bile rağbet etmediler. Hâlbuki o, rağbet edilmesi, kıymetinin bilinmesi gereken değerler üstü değere sahip biriydi. Fakat zahit davranacağız derken büyük bir fırsatı kaçırdılar.Hazreti Yusuf’u köle olarak satanların onun kardeşleri olduğu yönünde rivayetler de vardır.81 Bu rivayetlere göre, kervancılar onu kuyudan çıkardıktan sonra kardeşleri sahiplendi ve hemen orada kervancılara sattılar. Nitekim Eski Ahit’te olay az farkla bu şekilde yer almaktadır.82 Tefsirlerde her iki görüşü de destekleyen yorumlar vardır. Âyetin ifadesi mutlak olduğu için iki mânâ da muhtemeldir.

Hazreti Yusuf’u satanların onun kardeşleri olduğunu dü-

şündüğümüzde şu mülahazalar söz konusu olabilir: Evvela

108