Bu şekilde bir ön almak ve planlarını perdelemek istiyorlardı. O esnada telaştan dil ve dudakları birbirine karışıyor; ağızlarını eğip büküyor, kem küm ediyorlardı. Güven ifade eden kelimeyi bile güvensizlik içinde kekeleyerek söylüyorlardı. İşte onların bu hâli kelime işmamlı okunmak suretiyle resmediliyor gibidir. Evet, kendilerini vererek dikkatle dinleyenler onun okuyuşunda bu inceliği fark edeceklerdir.
Burası, Kur’ân’daki iç musikiye güzel bir örnektir. İç musiki, Kur’ân’ın en önemli yanlarından biridir. Farklı kıraatlerin, okuma usulünün, uzatmaların, kısaltmaların, idgamların… her birinin kendi yerinde bir mânâsı ve bir müzikal yönü vardır. Bunlar okuyuş güzelliği ve ahengini sağlamanın yanında Kur’ân’ın muhteva ve musikisini de aksettiren unsurlardır. Tabii her okuyan bu musikiyi seslendiremeyebilir. Ancak bu inceliklere dikkat ederek okunduğunda Kur’ân’dan apayrı bir zevk alınır. Mısırlı Kârî Mustafa İsmail bu konuda en başarılı örneklerden biridir. O, buradaki bu kem küm etmeyi bir son-
raki âyette gelenْ يَرْ تَعْ وَ يَلْعَبkelimeleriyle beraber çok güzelseslendirir.
Kardeşlerin psikolojisini ele veren diğer bir durum ise peş peşe gelen iki âyetteki iki farklı ifadedir: Önceki âyette
َ“وَ إِنَّا لَهُ لَنَاصِ حُونBiz onun iyiliğini düşünüyoruz.”derken,
sonraki âyetteَ“وَ إِنَّا لَهُ لَحَافِظُونBiz ona göz kulak oluruz.”diyorlar. Yakup (aleyhisselâm) onların bu ön alıcı, yapmacık fakat ısrarlı ifadelerinden, dil dökmelerinden onların biroyun planladıklarını peygamberlik fetanetiyle mutlaka sezmiştir. Bununla beraber “Siz bir oyun çeviriyorsunuz” diyerek bunu onların yüzüne vurmuyor. Bu duruşuyla bir taraftan Hazreti Yusuf’a karşı temkinli hâlini muhafaza ediyor,bir taraftan da diğer evlatlarını itham etmemiş, suçlamamışoluyor.