İçeriğe geç

man oluştursa da insanları inandıramaz. Bu sebeple işin en başında çok sağlam durmalı, insanlar nazarındaki itibar, güven ve krediye toz kondurmamalı, inandırıcılığı korumalıdır. Özellikle toplumda güven ve emniyet adına bir yer edinmesi gerekenler bir tek kelimeyle dahi itibar sarsıntısı yaşarlarsa daha sonra ortaya dünya kadar cevher de dökseler insanları inandıramazlar. Çünkü artık rastgele konuşulup yalana girildiği, yanlış teşhislerde bulunulduğu ve böylelikle yanlış kararlara imza atıldığı düşünülür hâle gelmiştir. Diğer yandan Yakup (aleyhisselâm), alacağı tedbirlere, yapacağı ikazlara ve çocuklarının verdiği teminata rağmen

Allah’a olan itimadınıَ“فَاهللُ خَيْرٌ حَافِظًا وَ هُوَ أَرْحَمُ الرَّاحِ مِينAllah,en hayırlı koruyandır ve O, merhametlilerin en merhametlisidir.” diyerek vurguluyor. Bununla çocuklarına “Onu siz değil Allah koruyacaktır.” mesajını veriyor. Biz de sebepler planında yapılacakları yaptıktan sonra Allah’a sığınır ve bu duayla O’na olan itimadımızı ilan ederiz. Evet, ne kadar dikkatedersek edelim, canlarımızı mallarımızı ne kadar korumayaalırsak alalım, ne kadar bir işe vekil olursak olalım, teminatlarımız ne kadar kuvvetli olursa olsun, gerekenleri yaptıktan

sonra bütün bunları bir kenara koyupُ فَاهللُ خَيْرٌ حَافِظًا وَ هُوَ أَرْحَم

الرَّاحِ مِينَdemeli, her zaman O’na sığınmalı ve her zaman tevhid hakikatini soluklamalıyız.

Cenab-ı Hak, hakikatleri olduğu gibi anlamaya muvaffak kılsın. Onları hayata geçirme, realize etme imkânları bahşetsin. Ardından da bütün güzel işleri tamamen Kendisinden bildirsin, kendimizden bilmekten bizi muhafaza buyursun! İnsan okur, bilir, öğrenir, bir şeyler başarır ama önemli olan hak ve hakikatleri olduğu gibi içte duymaktır. Onları yudumlama, mahiyete yerleştirme ve sonra da hep onları mırıldanmaktır. Nice çok bilenler, çok iş yapanlar ve fakat yaptıklarını kendinden bilenler geldi geçti. Hepsinin yaptıkları ortada.

221