İçeriğe geç

şikâyet ediyorum.” Demek oluyor ki Yakup (aleyhisselâm), üzerine titrediği iki güzide oğlunun ayrılığı karşısında Allah’a sığınmış, etrafı suçlama yoluna gitmemiş, şikâyetini Allah’a arz etmiş ve çareyi sadece O’ndan beklemiştir. Esasında en acı ve amansız hâdiseler karşısında dahi –sebeplere müracaatla beraber– takınılacak mümince tavır budur: Allah’ın rahmetine sığınmak, hâlini O’na arz ederek dişini sıkıp sabretmek, Allah’ı ve kaderi insanlara şikâyet ediyormuş gibi hâllere girmemek, kadere karşı yüzünü dahi ekşitmemek, çareyi Allah’tan istemek ve insanlardan rahmet dilenmemektir. Âişe validemiz, yaşadığı o ağır iftira hâdisesinde, iş dayanılmaz hâle gelince bu âyeti okumuş ve gözlerinde yaş kalmayıncaya kadar ağlamıştı.79 Hazreti Ömer Efendimizin de bu âyeti namazda okurken hıçkırarak ağladığı rivayet edilir.80

106