Allah Resulü’nün rüya ile alâkalı beyanlarından, rüyanın anlatılıp anlatılmamasına dair bazı ölçüler çıkarmak mümkündür. Hadis-i şeriflerde, kötü rüya görenin üç defa eûzü billâhi mineşşeytanirracîm diyerek sol tarafına tükürür gibi yapması ve sadaka vermesi tavsiye edilir.36 Ayrıca kötü rüyanın anlatılmaması, anlatıldığı zaman da iyiye yorumlanması gerektiği hatırlatılır. Çünkü rüyanın yorumlandığı gibi gerçekleşeceği ihtimali göz önünde bulundurulur. Güzel rüyalar ise, kibir, kıskançlık gibi olumsuz duygulara sebebiyet vermeyecekse, anlatılmasında bir mahzur yoktur. Ayrıca güzel rüyaların onları yorumlayabilecek temiz kalpli, salih insanlara anlatılması tavsiye edilir.37 Rüya yorumlarken de şahıs, zaman ve hâller göz önünde bulundurulmalıdır.Üzerinde durmaya çalıştığımız bu âyet-i kerime aynı zamanda, kalb gözü açılmış insanların gördükleri rüyaları başkalarına anlatmamalarına dair bir işaret olarak da değerlendirilebilir. Çünkü görülen şeyler birer sırdır. Sır açığa çıkarılınca kaybolur, bir daha da görünmez. Üstad Bediüzzaman’ın yaklaşımıyla,38gösterilen şeyler birer ilahî ikramdır. Bunlar sağda solda anlatılırsa kesilir ve bereketi gider. Bunları gören kişi, lütuf ve nimeti görüp kendi içinden Allah’a şükretmelidir. Burada, –yukarıda da değinildiği üzere– Hazreti Yakup’taki (aleyhisselâm) hassas tedbir anlayışına da şahit oluyoruz. Çocuklarındaki kıskançlık damarının onlara yaptıracaklarına karşı bir tedbir geliştiriyor. İman, tevekkül ve teslimiyetinin yanında tedbiri de elden bırakmıyor. Sadece kıssanın bu kısmında değil, Hazreti Yusuf’u kıra, Bünyamin’i Mısır’a kardeşleriyle beraber gönderirken, çocuklarını Mısır’a uğurlarken onlara hep tedbirli olmalarını sıkı sıkı tembih ediyor. Bu
Dipnotlar
- Müslim, rü’ya 5; Ebû Dâvûd, edeb 96; İbn Mâce, tabir 4.
- Buhârî, ta’bir 46; Müslim, rü’ya 4.
- Bediüzzaman, Mektubat, s. 417 (Yirmi Sekizinci Mektup)