İçeriğe geç

du, vahye mazhar oldu, sonra da mahkûm olarak girdiği zindandan, düşüncelerin ve gönüllerin fatihi olarak çıktı. Sonra da bütün bir Mısır halkının sevgilisi hâline geldi. Evet, gerçek Sevgiliye dilbeste olunca, üç dört tane kadının sevgisini kazanma yerine bütün Mısır halkının sevgilisi hâline gelmişti. 4. Peygamberler yolunda bir yüce mefkureye bağlı olanlar, Hazreti Yusuf’un yaşadığı imtihanlara hazır olmalıdırlar. Zira onlar, Allah’ın muradı istikametinde hareket ederken masum da olsalar çeşitli imtihanlardan geçirilirler. İftiraya maruz kalabilir, hapse girebilir, uzun yıllar halk nazarında itibar iadesini ve masumiyetlerinin ilanını beklemek zorunda kalabilirler. O imtihanın her merhalesinde kendilerine düşeni yapar, konumlarının hakkını verir ve yola devam ederlerse yoluna gönül verilen, baş konulan Zat (celle celâluhu), onları yalnız bırakmayacak ve bir gün gelecek, gönüllerin sultanlığına taşıyacaktır. Tıpkı Hazreti Yusuf’u taşıdığı gibi! 5. Aslında Yusuf (aleyhisselâm), hürriyetini yitirdiği noktada gönüllere hâkim olma sürecine de girmiş bulunuyordu. Nefis ve enaniyeti adına yokluğa itilirken, kalbî ve ruhî hayatı itibarıyla yeni bir dirilişe yürüyordu. Kendisinden beklenen insanî yükselişi gerçekleştirmenin yanında ölü bir topluma da yeni bir diriliş üfleyecekti. Hazreti Musa’ya, Hazreti Davud’a, Hazreti Süleyman’a, Hazreti Mesih’e ve nihayet İnsanlığın İftihar Tablosu’na uzanan yollara Firavun ehramlarının tepesinden bir ışık tutacaktı. Mevsimi gelince bunların hepsi gerçekleşti ve Yusuf (aleyhisselâm) arkadan gelenler için bir yâd-ı cemil oldu.

159