Hazreti Yusuf’un“Doğrusu, efendimin çok iyiliğini gördüm.”mânâsına elenَإِنَّهُ رَبِّي أَحْ سَ نَ مَثْوَ ايcümlesindekirabkelimesi ile kimi kastettiği üzerinde farklı fikirler ortaya atılmıştır. Bir görüşe göre Hazreti Yusuf, bu kelimeyle Allah Teâlâ’yıkastetmiştir. Bu durumda cümlenin mânâsı şöyle olur:“O benim Rabbim, benim konumumu, mevkiimi, imkânlarımı, konaklayacağım yeri çok güzel hazırladı.”Böyle demekle o, kadına da bir ikazda bulunmuş ve “Böyleyken ben nasıl O’nakarşı gelirim, nasıl böyle bir günahı işlerim!” demek istemiştir. Şahsen bu görüşün daha isabetli olduğunu düşünüyorum.
Diğer bir görüşe göre ise o, “maazallah” deyip Allah’a sığındıktan sonra bu ifadeyi kullanmış ve bununla evin sahibi olan Mısır azizini kastetmiştir. Buna göre cümlenin mânâsı şöyle olur: “Ev sahibi olan aziz, benim efendimdir. O, bana baktı, güzel ikramda bulundu.” Mânâyı bu şekilde düşündüğümüzde burada aynı zamanda harika bir üslup inceliğiyle karşı karşıya kalırız. Şöyle ki; Hazreti Yusuf bir taraftan ev sahibine olan sadakatini, vefasını ve saygısını ifade ederken diğer taraftan kadına, eşine sadakatli olması gerektiğini hatırlatmış ve demek istemiştir ki: “Ben ev sahibime ihanet edemem, böyle bir densizlik yapamam. Sen de ona ihanet etme, çünkü o senin kocan!” Bu, oldukça yerinde ve güzel bir üsluptur. Yoksa burada Yusuf (aleyhisselâm) haram olan bir şeyi Allah’tan dolayı değil de ev sahibinden dolayı terk ettiğini kastetmemiştir. Diğer bir ifadeyle Allah korkusu yerine ev sahibine olan sadakatini ve ondan gördüğü izzet ve ikramı vurgulamış değildir. Orada bir açıdan kadının anlayacağı dilden konuşmuştur. Kadın, yaptığı teklifin yasak ve çirkin olduğunun farkındadır ama o anda kadının gözünü şehvet bürüdüğünden yasağı, çirkini düşünecek durumda değildir. Böyle birine Hazreti Yusuf düşünebileceği bir kapı açmış, kocasına sadık olması ve ihanet etmemesi gerektiğini hatırlatmış ve böylece sözleriyle onun vicdanına dokunmak istemiştir.