me yapma, bir misali yerinde beyan ve tatbik etme, benzetme yaparak bir şeyi göz önünde canlandırma demektir. Darb-ı mesel, yaşanmış bir hâdise olabileceği gibi sembolik olarak idraklere sunulmuş bir misal de olabilir. Yâsîn sûresinde bir beldeye iki elçi gönderilmesi, sonradan onların üçüncü bir elçi ile kuvvetlendirilmesi yaşanmış olayı anlatan bir darb-ı meseldir.1 Bakara sûresinde zikredilen, ateş yakan adam2 ile gök gürültüsü ve şimşekle beraber yağan yağmura tutulmuş kişinin olayı3 ise sembolik anlatım şeklindeki darb-ı mesele iki örnektir. Sadece yaşanmış olayları ihtiva eden kıssa; bu yönüyle masal, destan, efsane, mitoloji gibi türlerden de ayrılır. Temel esprisi, hayatın önemli ve hikmetli karelerini zikredip nesillere değişmez mesajlar vermek olan Kur’ân kıssalarının kimi uzun kimi kısadır. Tek sûrede anlatılan ve Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) hayatını konu alan kıssa ile farklı sûrelerde farklı yönleri ile anlatılan Hazreti Musa’nın (aleyhisselâm) yaşadıkları veya Ashab-ı Kehf olayı uzun kıssalara; Fil ve Uhdud ashabını ve bakara olayını anlatan âyetler de kısa kıssalara misal olarak verilebilir. Kur’ân’daki kıssalar ve özellikle de Hazreti Yusuf’un (aleyhisselâm) kıssası, kıssa türünün hemen bütün özelliklerini içinde barındırmaktadır. Zira o, yaşanmış bir olaydır, hayalî değildir. Onun belli bir hedefi ya da hedefleri vardır. Kıssada olaylar ardı ardına birbirini takip eder ve her bir olay önemli mesajlar ihtiva eder. Şahıslar, kıssanın en önemli unsurudur. Olaylar, gerçek olmanın yanında ilginç ve dolayısıyla da sürükleyicidir. Anlatılmak istenen konu da dikkat çekici şekilde sunulmuştur.Kur’ân’ın önemli bir bölümünü oluşturan kıssa; olayın yaşandığı zamanı, kişileri, kişilerin duygu ve düşüncelerini, top-
Dipnotlar
- Yâsîn sûresi, 36/13-30.
- Bakara sûresi, 2/17.
- Bakara sûresi, 2/19-20.