Bu hadisi, öteden beri bazı hocalarımızdan duymuş olmamız ve konusunda tek hadis olması bizim de ilgimizi çekmiştir. Böyle bir cevher hazinesini taşıyan insanlardan bir tanesinin, bazı hadis imamlarınca mecrûh olmasına ve senedindeki zâfiyete rağmen biz, metnin parlaklığı ve muhkemâta uygunluğuna bakarak, ona itibar edenlerin yanında olmayı düşündük. Hadis, Kur’ân’ı tarif etmedeki câmiiyyeti yönüyle en mühim rivayetler arasındadır. Bu hadisin, 19 madde ihtiva etmesi de ayrı bir hususiyet arz etmektedir.
1. Madde:فِيْهِ نَبَأُ مَا كَانَ قَبْلَكُمْ“O’nda sizden evvelkilerin haberleri vardır.”
Bilindiği gibi biz tarih öncesi dönemler hakkında pek fazla şey bilmeyiz. Tarih ve arkeoloji bilimlerinin verilerine rağmen antik dönem hâlâ bizim meçhulümüzdür. Bugün yapılan çok yönlü çalışmalarla bir hayli medeniyet su yüzüne çıkarılmış olsa da yakın tarihe kadar, Kur’ân-ı Kerim’de yer yer kendilerinden bahis açılan, Hz. Hûd’un gönderildiği Âd kavminden, Hz. Salih’in cemaati Semûd kavminden bahsedilince, Batılılar dudak büküyor ve konuyu ciddiye almıyorlardı. Oysaki kazılarda Âd da, Tamud adıyla bilinen Semûd da, hatta bütün detayları ile Hz. Lut’un kavmi Sodom ve Gomore de ortaya çıkarıldı.