Tevhi̇d İnancı
Hz. Ömer (radıyallâhu anh), nübüvveti en iyi anlayan ilk iki kişiden biridir. Adaletin temsilcisi olan bu devâsâ kâmet, sünnete olan bağlılığından dolayı Hacerü’l-Esved’i öpmüş ve sonra da “Ey taş biliyorum ki, sen bir taşsın, ne fayda ne de zarar verebilirsin. Eğer Allah Resûlü’nün seni öptüğünü görmeseydim seni asla öpmezdim.” demiştir. Zayıf sayılan bazı hadis rivayetlerinde, o esnada Hz. Ömer’in arkasında bulunan ve onun bu sözünü işiten Hz. Ali ona: “Ya Ömer! Onda saklı bulunan sırları bilseydin şimdi böyle seslenmezdin!” mukabelesinde bulunur. Hatta bazıları bu hâdiseye bir ekleme daha yaparak, Hz. Ali’nin bu sözü üzerine Hz. Ömer’in “Ali olmasa idi, Ömer helâk olurdu.”1 dediğini rivayet ederler.
Muhaddisler, Hz. Ömer’in bu tavrına daha ziyade sünnete ittiba zaviyesinden yaklaşmışlardır. Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) Kâbe’nin dört köşesini de öpüp, istilam yapması (selâmlama) konusunda ihtilaf vardır. Muhaddislerin çoğunluğuna göre Efendimiz sadece Kâbe’nin güney kenarındaki iki köşeyi, yani “Rükn-ü Yemânî” ile “Rükn-ü Hacer”i öpmüştür.2 Hacerü’l-Esved’in bulunduğu köşe (Rükn-ü Hacer), tavafın başladığı köşedir ve onu öpmek sünnettir. Şayet öpmek mümkün değilse bir sopa veya baston ile dokunup onun dokunan kısmını öpmek; bu da mümkün değilse en azından Hacerü’l-Esved’e doğru elleri kaldırarak onu öper gibi işaret yapıp tekbir ve tehlil getirmek, böylece o mânâya delâlet eder bir tavır sergileyerek değişik zâviyeden sünnete saygımızı ortaya koymak gerekmektedir.
Dipnotlar
- 1 Buhârî, hac 50; Müslim, hac 248-251.
- 2 Buhârî, hac 59; Müslim, hac 242.