Kur’ân’ın faziletine dair olan bu hadis-i şerifi, hadis imamlarından Tirmizî, Dârimî ve bir kısmı itibarıyla da Ahmed İbn Hanbel nakleder. Bu hadis, Kur’ân-ı Kerim’in ruhunu, mâhiyetini, muhteva ve hususiyetlerini ve onun nasıl bir hazine ve cevherler definesi olduğunu bu ölçüde derin ve özlü ifade edebilen en câmi hadistir. Ne var ki, senedindeki zayıf raviler ve inkıta’dan ötürü bu câmi hadis mualleldir. Hâris el-A’ver için, Yahyâ bin Maîn ve Ahmet bin Salih “sika” deseler de, Şa’bî onun bir yalancı olduğunu söylemiş; hatta Râfizîlikle suçlanmıştır. Ali İbn el-Medînî, Ebû Zür’a ve Ebû Hatim er-Râzi de onu yalancılıkla itham etmiş ve rivayet ettiği hadisin alınamayacağını söylemişlerdir.3
Tirmizî, hadisin ancak bu senetle gelen şeklini bildiğini, isnadının meçhul, seneddeki Hâris el-A’ver hakkında da tenkitlerin olduğunu söyler. Ahmed Muhammed Şâkir de Müsned’deki rivayeti tahkik ederken, senedinin çok zayıf olduğunu söyledikten sonra Tirmizî’nin rivayeti için de İbn Kesir’in “Hamza bin Habîb ez-Zeyyât’ın, rivayetinde teferrüd etmediği…”4 şeklindeki değerlendirmesini naklederek konuyu kapatır.
Her şeye rağmen, yukarıda ismini verdiğimiz hadis kitapları da, onu rivayet etmede beis görmemişlerdir. Daha sonraları ise, senedindeki zaafiyeti belirttikten sonra birçok müellif bu hadisi kitaplarına almışlardır. Hadis, Hilye, el-Fakîh ve’l-Mütefakkıh, İthâfu’s-Sâde gibi kitaplarda nakledildiği gibi, Kurtubî’nin tefsirinde, Begavî’nin Şerhu’s-Sünne’sinde de zikredilmektedir. Bu itibarla da onun ümmetin kabulüne mazhar olduğu söylenebilir. Hatta hadis ilminin büyük otoritelerinden İmam Nevevî gibi zatlar, Kur’ân’ı anlatırken bu hadise mutlaka müracaat etmişlerdir.5
Dipnotlar
- 3 Bkz.: İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-kübrâ 6/168.
- 4 Bkz.: Ahmed Muhammed Şâkir, Şerhu Müsnedi Ahmed İbn Hanbel 1/473.
- 5 Bkz.: el-Kurtubî, el-Câmi’ li ahkâmi’l-Kur’ân 1/5.