İçeriğe geç

Evet bütün bu hususlar bizim için de geçerlidir. Yemin olsun ki, gönlünüzde en ufak bir rahatsızlık duymadan ve bir burukluk hissetmeden Kur’ân’ın hakemliğine razı olmazsanız Müslüman sayılmazsınız.

Hadiste, bundan sonra ayrı bir maddeye geçiliyor. Eğer sahabi ifadedeki silsileyi korumuşsa maddeler arasında bir telâzum de görülüyor. Meselâ, niye bunu aranızda hakem tayin etmiyorsunuz ki? Evet bu bir kavl-i fasıldır. İsterseniz bunu bir netice olarak görebilirsiniz. Kur’ân’ın dile getirdiği şeyler öyle şaka filan değil, ciddî konulardır. Burada aynı zamanda, Kur’ân’dan ellerin gevşetilmesi durumunda açık bir tehdidin söz konusu olduğu görülmekte. Tabiî, buna karşılık ona yönelmenin, onun hakemliğine müracaat etmenin de takdir edilmesi bahis mevzuu. Bu böyledir zira o;

7. Madde: وَهُوَ حَبْلُ اللّٰهِ الْمَتِينُ “O, Allah’ın en sağlam ipidir.”

Bakara sûre-i celîlesinde Âyetelkürsî’yi müteâkip şöyle buyurulur: لَۤا إِكْرَاهَ فِي الدِّينِ قَدْ تَبَيَّنَ الرُّشْدُ مِنَ الْغَيِّ فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللّٰهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰى لَا انْفِصَامَ لَهَا وَاللّٰهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ“Dinde zorlama yoktur. Artık doğrulukla eğrilik birbirinden ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan sağlam kulpa yapışmıştır. Allah işitir ve bilir.”17 Doğru, kim Kur’ân’a sımsıkı sarılırsa o, hiç kopmayan, sarılanları kopup gitmeden sıyanet eden en sağlam bir ipe sarılmış demektir. “Metin” aynı zamanda Cenâb-ı Hakk’ın isimlerindendir. Bu zâviyeden de, izâfetin konuya ayrı bir derinlik kazandırdığı muhakkak. Efendimiz, o ipin metin olmasını lafz-ı celâleye bağlayarak ifade ediyor, “Hablü’l-metîn” veya “Hablühü’l-metîn” demiyor, “Hablullahi’l-metîn” diyor…

19