İçeriğe geç
7. Bölüm

Günahlar Ve Sedd-ı Zerâi̇

Soru: Ticaret, eğitim-öğretim.. ve benzeri gayeler için gittiğimiz yurt dışında İslâmî duygu ve düşüncelerimizi muhafaza edebilmemiz adına neler tavsiye edersiniz?

İnsan nerede olursa olsun, gözüne-kulağına, diline-dudağına hâkim olmak zorundadır. Kalbî ve ruhî hayatımız açısından bu çok önemlidir. İslâmî hayatın yaşanmadığı ülkelerde oldukça zor görülen böyle bir titizlik daha bir ehemmiyet arz eder. Zira böyle yerlerde kasıtlı olmasa bile, her zaman günah ve kusurların zincirleme birbirini takip etmesi söz konusudur. Bu durumda yapılması gereken en önemli iş, mümkün mertebe günah zemininden uzak bulunmak olmalıdır.

Bu meseleye İslâm Hukuku’nda bazı ahkâmın istinbatında kullanılan “sedd-i zerâi’” prensibi çerçevesinde biraz daha açıklık kazandırabiliriz. Şayet “sedd-i zerâi”i kaba çizgileriyle, topyekün fenalıklara giden yolları kapatarak, yaşama ortamını emniyet altına almak şeklinde yorumlayacak olursak, konuyla irtibatı kendi kendine ortaya çıkar. Meselâ, bir âyet-i kerimede Cenâb-ı Hak: قُلْ لِلْمُؤْمِنِينَ يَغُضُّوا مِنْ أَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ ذٰلِكَ أَزْكٰى لَهُمْ“Mü’min erkeklere, gözlerini (harama) dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle. Çünkü bu kendileri için daha temiz bir davranıştır..”1 buyurmaktadır ki, maksat, haram sâiklerin içine girmemektir. Aslında, meşru dairedeki bakmalar, duymalar ve ötesi ihtiyaçlar keyfe kâfîdir ve harama girme zarureti söz konusu değildir. Öyle ise insanın, haramları görebileceği, içine düşebileceği yerlerde gözünü kapatıp dikkatli olması gerekmektedir. Çünkü harama bakmak, –bir kudsî hadiste ifade buyurulduğu gibi– şeytanın zehirli oklarından bir oktur.2 Cenâb-ı Hak, daha baştan insana, “Harama bakmaktan sakın!” demek suretiyle onu, baktığı zaman ruhunu delip geçecek ve zihnini alt üst edecek zehirli bir oktan korumaktadır.

1