İçeriğe geç

Onun bütün hülyalarının başında bir kadın hayali vardır. Ve bundan dolayı, her oturduğu yerde, her hürmet edeceği mevkide güzel bir kadın resmi arar. Putların ve hele ekserisinin kadın ismiyle isimlendirilmiş olması da, böyle toplumlarda, kadına tapmanın ruhlara hâkim olmasından doğmuştur. Putların mevkii buna bir remiz ve bir timsal olmaktan ibarettir. Bu suretle fevkalâde veya muhayyel güzellerin resimleri genelleştirilerek, onların hayalleri karşısında diğer kadınlar tahkir edilecektir. Hatta en çirkin bir kadının, en güzel bir puttan daha kıymetli olması gerekirken, mâbudunu kadın telakki eden müşriklerin elinde hakikî kadınlar öyle aşağılık hâle getirilirler ki, hürmet şöyle dursun, onlar en basit insanî haklardan dahi mahrum edilirler.

İddiaya bakarsınız kadın her şeydir, tatbikata bakarsınız, kadın oyuncakların en sefili hâline gelmiştir. İşte bu, müşriklerin öyle bir dalâleti ve şeytanların öyle bir desisesidir ki, herhangi bir şeyi sevecek olsalar, ona mutlaka bir kadın imajı karıştırırlar. Güneşe taparlar, onu dişi tasavvur ederler; yıldıza taparlar, onu da dişi sayarlar; meleklere taparlar, onlara da -hâşâ- “Allah’ın kızları” derler.. der ve bu suretle bütün ibadet zevkini şehvette toplayıp, hak ve hakikatleri hayallere feda ederek, kadın hayalleri karşısında gerçek kadınları ayaklar altında süründürürler.

‘Ve onlar böylece, inatçı ve azgın şeytandan başkasına tapmazlar.’147 Bunu onlara yaptıran, o azgın şeytandır. Onların dişilere tapmaları ya şeytana tapmanın aynı veya mukaddimesi ya da neticesidir. Muhabbetlerinin en hâlisini Allah’a tahsis etmeyip de mecazî mahbuplara sarfedenler, şeytana aldanmaktan, şeytana kul olmaktan kurtulamazlar. Ve bu çizgideki ‘Kadınlar, şeytanın ağlarıdır.’148 denilmiştir. Şeytanlar başka yol ile aldatamadıklarını en çok böyle bir çelişki ağında çırpınan kadınla aldatırlar.”149

306