“İblis tahtını su üzerine kurar. Sonra da ordusunu sağa sola gönderir. Makam ve mevkice ona en yakın olan, fitnenin en büyüğünü yapandır. Hepsi yaptıklarını anlatmak üzere İblis’in huzuruna gelir ve içlerinden birisi: ‘Ben şunu, şunu yaptım.’ der. Ancak İblis, ona hiç de iltifat etmez. Sonra bir başkası gelir ve ‘Falan adamı, karısından boşayıncaya kadar peşini bırakmadım.’ der. İblis bundan o kadar memnun olur ki, hemen onu yanına çağırır ve ‘Sen ne kadar şirinsin!’ diyerek iltifat eder.”199
Ebû Hüreyre (radıyallâhu anh) de şöyle diyor:
Bir evde okunan Kur’ân’la o hane, sahiplerine genişler; melekler o evde hazır bulunur; şeytanlar kovulur ve o hanede hayır ve bereket artar. İçinde Kur’ân okunmayan eve gelince, bunun tam aksine, ehline daralır; orada melekler bulunmaz, şeytanlar bulunur; hayır ve bereketi de azalır.200
Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) ferman ediyor:
“Bir kişi evine girerken ve yemeğini yerken Allah’ı anarsa, şeytan, yanındakilere ‘Bu gece size artık bu evde ne geceleme ne de yemek var.’ der. Fakat eve girişinde Allah’ı anmazsa şeytan, ‘Geceleyecek yeriniz hazır.’; yemekte de aynı şekilde davranırsa, ‘Hem geceleyecek, hem de yemek yiyecek bir yer buldunuz.’ der.”201
“Karı koca arasındaki mahremiyet ve sırra dikkat etmeyen ev ve haneler, bu yönleriyle tamamen şeytanî tesirlere açıktırlar.” denilse yeridir. Zira bu mevzuda Ebû Hüreyre’nin naklettiği bir hadiste Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:
Dipnotlar
- 199 Müslim, münafıkûn 67; Ahmed İbn Hanbel, el-Müsned 3/314.
- 200 Dârimî, fezâilü’l-Kur’ân 1.
- 201 Müslim, eşribe 103; Ebû Dâvûd, et’ime 16; İbn Mâce, dua 19.