İçeriğe geç

“Kim Rahmân’ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz. Şüphesiz bu şeytanlar, onları doğru yoldan alıkorlar. Bunlar da kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar. O şeytan dostu kimse, en sonunda Bize gelince arkadaşına: ‘Keşke benimle senin aranda, doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!’ der. Zulmettiğiniz için bugün (nedamet) size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü siz, azapta ortaksınız.”183

dd. Şeytanın insanı küfre sürükleme yollarından biri de, onu şüphe ve tereddüde sürükleyebilecek sorulardır. Kalbten geçen bu sorular, hiç şüphesiz şeytanın vesvesesi ile meydana gelmektedir. Bu istifhamların, desise olarak en şedit gibi olanını, bizzat Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) bize şöyle haber vermiştir:

“Şeytan sizden birinize gelerek ‘Filan ve filan şeyi kim yarattı?’ der. Daha sonra da ‘Allah’ı kim yarattı?’ vesvesesini kalbinize atar. İş bu dereceye varınca o kimse hemen Allah’a sığınıp o düşünceden uzaklaşsın!”184 Bazı rivayetlerde “Allah’a iman ettim, deyiversin.”185 ilâvesi de vardır.

Buhârî, Müslim ve Ebû Dâvûd’un bazı lafız farklılıklarıyla rivayet ettikleri bu hadiste, şeytanın sualini bir vesvese şeklinde “Allah’ı kim yarattı?” diyecek kadar ileri götüreceği, böyle bir vaziyet karşısında “Allah’a iman ettim.” diyerek o vesveseyi derhal terk etmek gerektiği hususu anlatılmaktadır ki, bu hadisin mevzuu, her devirden ziyade günümüzü alâkadar etmektedir. Çünkü bu soru, her devirden daha çok günümüzde söz konudur.

323