İçeriğe geç

Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem): “Şeytan, artık Arap Yarımadası’nda, kendisine ibadet edilmesinden ümitsizliğe düştü, ancak aranızda anarşi çıkarmaktan ümidini kesmedi.”203 derken, en veciz ifadeleriyle bu hususa işaret buyurmaktadırlar.

Birlik ve dirlik, bir cemiyeti Cennet topluluğuna, ayrılık ve tefrika da Cehennem yığınlarına çevirir. İlk insan Âdem’i Cennet’ten çıkaran şeytan, elbette Âdem’in neslinin Cennet içinde kalmasını da bir türlü hazmedemeyecek, onları da esas kendi yeri olan Cehennemî bir hayata sevk etmeye çalışacaktır. Cennet gibi bir dünyada yaşamaya azmetmiş ufku yüce kametler, şeytanın oyununa gelmeyen tali’lilerdir ki, vifak ve ittifak onların ayrılmaz vasıflarıdır. Kemtali’liler ise durmadan tefrika çukurlarında yuvarlanıp durmaktadırlar.

İki Cihan Serveri (sallallâhu aleyhi ve sellem), ümmetini ikaz sadedinde bu mevzuyla alâkalı şunları söyler:

“Cemaate yapışın, ayrılıktan kaçının! Şeytan tek kişiye yakın, ona göre iki kişiye daha uzaktır. Kim Cennet kokularını duymak istiyorsa cemaate devam etsin.”204

t. Şeytanın Lümmesi

İnsanın kalbinde bir bant gibi kayıt yapan, meleğin ilhamının geldiği santralin yanıbaşında, bir de şeytanın yağdırdığı şüphe, tereddüt ve vesvese oklarına hedef olabilecek bir alıcı vardır.205 Bu, aynen aynanın şeffaf ve parlak yüzü ile siyah ve mat yüzünün bir arada bulunması veya bir odada mü’minle kâfirin yan yana durması gibidir.

Evet, şeytanın lümmesi, kendine mahsus şüphe, tereddüt ve vesvese oklarını atmak için nişan aldığı mü’minin kalb merkezinde yer alan önemli bir noktadır.

6. … VE ŞEYTAN FERYAT EDİYOR

344