“İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık and içerim ki, ben de onları saptırmak için, Senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onların önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından onlara sokulacağım ve Sen onların çoklarını şükredenlerden bulamayacaksın.”137
Şeytan, kendi gittiği ve insanları götürmek istediği yolun bâtıl olduğunu bilmekte ve yaptığı şeyleri bile bile yapmaktadır. Evet o, Cenâb-ı Hakk’a karşı, “Senin doğru yolunun üzerine oturacağım.” demektedir. Doğru yolun, ancak ilâhî yol olduğunu şeytan dahi tasdik etmekte ve bu ifadeleri ile, insanları saptırma işinden asla vazgeçmeyeceğini ilan etmektedir. İlan etmekte ve durmadan insanların gönüllerine vesveseler salmaktadır.
“Sonra onlara önlerinden geleceğim.”
Yani ileriye matuf, ahirete müteallik meselelerde onları tereddüt ve şüpheye düşüreceğim. Onları, ahirete, Cennet ve Cehennem’e inanmaz hâle getireceğim. Bu suretle de onlar, hayatlarını ahirete göre tanzim etmeyi düşünmeyecekler. Aradıkları her şeyi maddede arayacaklar. Hep birer maddeci, birer materyalist ve birer pragmatist olarak yaşayacaklar. Evet, onların ahirete karşı ümit ve iştiyaklarını söndürerek onları amelsiz, azimsiz yığınlar hâline getireceğim.
“Ve arkalarından geleceğim.”
Yani dünyanın devamlı ve sürekli olduğunu onlara telkin ederek içlerine tûl-i emel salacağım. Dünyada ebedî kalacak gibi hep çakırkeyf yaşayacaklar.. ve dünya nimetlerini onlara o kadar güzel göstereceğim ki, başka güzel tanımaz olacaklar.. tanımaz olacak, Ebedî Güzel’i ve ebedî güzellikleri görmek için içlerinde hiçbir rağbet kalmayacak.
“Ve sağlarından geleceğim.”
Dipnotlar
- 137 A’râf sûresi, 7/16-17.