İçeriğe geç

Gerçi siz, Bediüzzaman’ı sadece bir kısım imanî meseleleri anlatan, bir kısım sorulara, şüphe ve tereddütlere cevap veren eserlerin yazarı olarak görür ve öyle değerlendirirsiniz; bu bir yanıyla doğru ama eksiktir. O, bu hususlarda önde olduğu gibi daha bir kısım hizmet düsturları ile de milletin önüne geçip onları hizmete yönlendiren önemli bir mürşittir. Evet, o bir hizmet dâhîsi ve hakikat-i Ahmediye’nin de bir müfessiridir. O, hem Museviyet hakikatinin, hem Îseviyet ruhunun, hem de Muhammediyet gerçeğinin önemli bir temsilcisi ve çok geniş dairede hizmet veren milletimizin yüz akı bir şahsiyettir.

Bu yüzden biz bazı şeyleri bilemeyiz; şayet Hz. Harun güç kullansaydı, o toplum içinde savaş çıkabilirdi. O, Hz. Musa’nın dönmesini bekledi ve böylece insanlar Hz. Musa’nın mazhariyetine bir kez daha şaşıp hayretler yaşadı ve mütereddit, mütehayyir olanlar da yeniden Hz. Musa’yı bir kere daha tanıdılar. Evet, bir bünye içinde kokuşan ve çürüyen azalar gibi, o cemaat içinde buzağıya tapanlar da Hz. Musa’nın; يَا قَوْمِ إِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ أَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُۤوا إِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُۤوا أَنْفُسَكُمْ“Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün..”36 ifadesiyle yeniden temizlenip tevbe ettiler.

24