İçeriğe geç

Hz. Harun’un fıtratına gelince; Hz. Musa (aleyhisselâm) mustafa (seçilmiş) bir insan olduğuna göre, O’nun halefi de aynı şekilde seçilmiş ve temiz bir fıtrata sahip olması gerekir. Esasen Hz. Musa’nın kendi yerine onu seçip halef bırakması, bu konuda bir ilâhî intihabın söz konusu olduğu esprisini hatırlatmaktadır. Meselâ; siz Allah’a çok dua eder, falan şahsa şunu ver-bunu ver.. dersiniz, ama onların hiçbiri verilmez. Çünkü onun liyakati yoktur. Hz. Harun’un halef olarak seçilmesinde ise, her iki intihabın, yani hem Hz. Musa’nın intihabındaki isabetin hem de Allah’ın icabetinin tevafuku vardır. Hz. Harun, Hz. Musa’nın kriterlerine göre herhalde yatıştırıcılığı, arabuluculuğu yönüyle çok önemli bir zat idi ki, onun bu vasfına işaret ederek اُخْلُفْنِي فِي قَوْمِي وَأَصْلِحْ وَلَا تَتَّبِعْ سَبِيلَ الْمُفْسِدِينَ“Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna girme!”33 deyivermişti. Bu da, Hz. Harun’un (aleyhisselâm) o meselenin eri olduğunu gösterir ki, o zaman da Hz. Musa için, böyle bir zatı kendi yerine halef bırakmasından daha tabiî bir şey olamazdı.

21