İçeriğe geç

Dediler ki: ‘Senin kızlarında bizim bir hakkımız olmadığını bilirsin. Ve sen bizim ne istediğimizi de pekâlâ bilirsin!’ (Lut:) ‘Keşke size karşı dayanacak bir gücüm olsaydı. Yahut da çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!’ dedi. Melekler dediler ki; ‘Ey Lut! Biz senin Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Gecenin bir kısmında aileni yürüt; içinizden, karından başka hiç kimse geri kalmasın. Çünkü ötekilerine erişen azap ona da erişecektir. Onlara vaad edilen azap zamanı sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi?’”143

Hz. Meryem’e melek, kusursuz bir insan suretinde temessül etmiştir. Kur’ân bu hâdiseyi de şöyle kıssa etmektedir:

“Kitapta Meryem’i de an. Bir zaman o ailesinden ayrılıp doğu yönüne bir yere çekilmişti. Onlarla kendi arasına bir perde çekmişti. Biz de ruhumuzu (Cebrail’i) ona gönderdik. O, ona kusursuz bir insan şeklinde temessül etti.

Meryem: ‘Ben senden Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan korkuyorsan (bana dokunma)!’ dedi.

(Ruh): ‘Ben, dedi, sadece Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir erkek çocuğu hediye edeyim diye (geldim.)’

(Meryem): ‘Benim nasıl oğlum olur, dedi, bana bir insan dokunmadı ve ben bir kahpe de değilim.’

(Ruh): ‘Öyledir, dedi, Rabbin: ‘Bana kolaydır. Onu insanlara bir mucize ve bizden bir rahmet kılmak için (bunu yapacağız)’ dedi.’ Ve iş olup bitti.”144

201