Dikkat et! Senin kalbine her an misafir olmaya gelen Allah’ın rahmeti, bu kalbin hazır olup olmadığına bakan da yine bizzat Cenâb-ı Hakk’ın kendisidir. Gafil bir kalbe O misafir olmaz. Sen hüşyâr olursan, Mele-i A’lâ senin gönlünün etrafını metaf yapar da Kâbe’nin etrafında dönüyor gibi senin etrafında döner. Bu hakikate işaret eden bir hadis-i şerifte Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem) şöyle buyurur:
“Bir insan ıssız bir yerde (su bulursa) abdest alıp, (bulamazsa) teyemmüm edip namaza durursa, onun namaz kıldığı meydanı dolduracak sayıda melek iner ve o insanın arkasında namaz kılar.”127
Demek ki yerine göre sen, meleklerin önüne geçebiliyorsun; geçebiliyorsun da onlar senin arkanda namaz kılmayı şeref sayıyorlar. Acaba cismaniyet ve beşeriyete ait onca hususiyeti sırtında taşıyan, yani şehvet, kin, nefret ve daha bir sürü şeytana ait duygularla -tabiî belli hikmetler için- meşbu ve dopdolu bulunan beşer bütün bunları nasıl aşıyor, aşıyor da muallâ insanî mevkie ve yüce bir ufka ulaşıyor?
İşte melek buna hayret ediyor ve gelip namaz kılan insanın ardında el pençe divan durarak ve âdeta, “Sen imamsın, ben de cemaatim.” diyor; bunu itirafı da kendisi için bir şeref biliyor.
Dipnotlar
- 127 Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ 1/405, 406.