Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) döneminde de bazı kimseler, İnsanlığın İftihar Tablosu’nun o pâkize zevcelerine iftirada bulunabilmiştir. Gözünü açtığında karşısında erkek olarak Allah Resûlü’nü bulan Hz. Âişe –ki iffetsizlik onun yanında Lut gölü kadar çukur kalır ve büyüklüğü başımızın üzerinde âdeta gök kubbe gibi yükselir– işte bu muallâ annemiz için –hâşâ– … demişlerdir. Bu da, söz konusu çarpık düşüncelerin ne kadar dengesiz ve ölçüsüz olduğunu gözler önüne sermesi bakımından fevkalâde mânidardır. Maalesef bazı sapık mezhepler bunu, Hz. Ali karşısında Hz. Âişe’yi tenkis ve güya Hz. Ali’yi haklı çıkarma adına, tamamen mezhep kinine bağlı bir mülâhaza ile kitaplarına sokmuş ve dinî bir öğreti gibi sonraki nesillere talim etmişlerdir; etmiş ve böyle yapmakla, İslâm’a, Peygamberlik hakikatine ve Allah Resûlü’ne verdikleri zararı düşünememiş ve hainlik yapmışlardır.