İkinci Bölüm Düşünce Boyutu
İLHAMIN HAKKINI VERMEK
Klasik temel kaynaklarımızın mütalâasında, ya onlara “eski” damgasını vurup reddetme veya Kur’ân ve Sünnet makamına çıkarma gibi bir ifrat ve tefrit hâli, bugün İslâmî ilimlerin inkişafının önünde bir engel gibi durmakta. Geçmişin zengin müktesebatı, doğru anlayamama barajına takılmış gibi. Aslında, yapılması gereken şey, kendi dönemlerinin çocukları (ibnü’l-vakt) olan bu insanların anlaşılıp, orijinalliklerinin ve tespitlerinin avlanması, ama o bilgileri sadece fişleyip işleyerek ilhamlarımızın önünün kesilmemesidir.
Meselâ, tefsir okunurken sarih olarak Kur’ân veya Sünnet’in emri değilse, tefsircinin yorumlarına dikkatli yaklaşılmalıdır. Çünkü her insanın üzerinde, içinde yaşadığı çağın ve o çağın kültürünün mutlaka bir tesiri vardır. Nitekim tefsir sahiplerinin yaşadıkları dönemler nazar-ı itibara alındığında, kendilerine ait yorumlarda çok isabetli görünseler bile kendi çağlarının tesiri altında kaldıkları müşâhede edilecektir. Meselâ evrim teorisinin zirvede olduğu dönemlerde yazılan bazı tefsirlere bakıldığında, Kur’ân’da yaratılış inancı müsellem olduğu hâlde, yine de evrim nazariyesine mümâşâtın yapıldığı görülecektir.