İçeriğe geç
26. Bölüm

Vahyi̇n Emi̇n Elçi̇si̇: Cebrai̇l

Soru: Peygamberlere vahyi tebliğ eden Hz. Cebrail’in, Kur’ân-ı Kerim’de başka sıfatlarla değil de özellikle “emin” sıfatıyla vasfedilmesinin önemi ve hikmetleri nelerdir?

Her şeyden önce şunu ifade etmek gerekir ki, enbiyâ-i izâma vahiy getiren melek, sadece Cebrail (aleyhisselâm) değildir. Hz. Cebrail’le beraber Hz. Mikâil’in, Hz. İsrafil’in ve hatta hiç bilinmedik bir meleğin de peygamberlere vahiy getirmesi söz konusudur. Ancak vahiy, genelde Cibril’le tanınmakta ve “Cibril” denildiğinde de “vahyin emini bir melek” akla gelmektedir. Evet, Hz. Cebrail vahiyle böylesine bütünleşmiş büyük bir melektir.

Cebrail’in bir diğer misyonu, enbiyâ-i izâmı korumaktır. Nitekim Cebrail (aleyhisselâm), Mikâil (aleyhisselâm) ile birlikte Bedir’de Efendimiz’i (sallallâhu aleyhi ve sellem) düşmana karşı korumuşlardır.

Hz. Cebrail’in bir diğer misyonu ise Bedir’de اُقْدُمْ حَيْزُومُdiyerek atını sağa-sola koşuşturarak düşmanları kırbaçlamak suretiyle yaptığı gibi, bir taraftan düşmanların moralini bozmak, diğer taraftan da inanan insanların kuvve-i mâneviyelerini takviye edip onları şahlandırmaktır.

Bunlar gibi Cebrail’in daha değişik misyonları vardır, ama bu misyonları arasında en önemlisi, onun “vahiy meleği” olması ve vahiy getirmesidir. Kur’ân-ı Kerim’de bu mübarek melekten bahsedilirken, onun Allah’ın her emrine karşı iki büklüm, inkıyat içinde bulunduğu ve makam itibarıyla da “emin” olduğu bildirilmektedir1 ki bu, Hz. Cibril’in önemli bir vasfıdır. Cibril-i Emin, gelecekte tamamen emanetle irtibatlı önemli bir vazifeyi yükleneceğinden, yüklendiği bu vazifeyi tam ve bihakkın temsil edeceğinden dolayı bu önemli vasıf bizzat Cenâb-ı Hak tarafından ona âdeta bir ilk lütuf ve bir avans olarak bahşedilmiştir.

1